menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CV mi, deneyim mi, referans mı?

25 0
14.08.2026

Gazetecilikte işe alım süreçlerinde CV önemli bir ilk adım olsa da tek başına yeterli değil. Haber yöneticileri; deneyim, uzmanlık, yapılan işler ve mesleki sicilin yanı sıra başvurulan pozisyonun gerektirdiği becerilere bakıyor. Peki iyi bir gazeteci CV’si nasıl olmalı, neler öne çıkıyor, neler gereksiz kalıyor?

Gazetecilikte işe girmek için CV hazırlamak neredeyse bir zorunluluk. Ancak birkaç sayfalık bir özgeçmiş, bir gazetecinin mesleki birikimini ne kadar anlatabilir? Çalışılan kurumlar, yapılan haberler, deneyim, referanslar ve mesleki itibar işe alım sürecinde ne kadar belirleyici? Medyanın çalışma biçimi değişirken, gazetecilerin işe alınma yolları da değişiyor mu?

Bu soruların yanıtı, gazetecilerin mesleki yolculuklarında farklılaşıyor. Medyascope Haber Koordinatörü Kaya Heyse’nin meslek hayatı boyunca hiç CV’si olmadı. 1996’da Star TV’de stajyer olarak gazeteciliğe başlayan Heyse, sekiz ay sonra kadroya girdi; sonraki işlerine ise başvurarak değil, aldığı teklifler üzerinden geçti. Meslekte 30. yılını geride bırakırken hâlâ bir CV’si bulunmuyor: “Meslek hayatım boyunca tek bir kere bile CV hazırlamadım.”

T24 Genel Yayın Koordinatörü ve Ankara Temsilcisi Gökçer Tahincioğlu içinse CV’nin işlevi daha sınırlı. Ona göre CV, gazeteciyi doğrudan işe başlatan değil, iş görüşmesinin kapısını açan bir araç.

DW Türkçe eski İstanbul Koordinatörü Bülent Mumay ise gazetecinin asıl özgeçmişini kâğıt üzerinde değil, yaptığı işlerde arıyor: “Yaptığımız işin gerçek CV’si daha önce çalıştığımız kurumlardaki imzamız.”

Üç gazetecinin deneyimi, aynı soruya farklı yanıtlar veriyor. Gazetecilikte CV önemli olabilir ancak tek başına iyi bir gazeteciyi işe aldırmaya yetmiyor. Deneyim, yapılan haberler, çalışılan kurumlar, mesleki birikim ve gazetecinin ortaya koyduğu iş de işe alım sürecinin parçası.

Yapay zeka ile oluşturulmuştur

“TÜRKİYE’DE CV’Lİ, MÜLAKATLI, LİYAKATLİ SÜREÇ OLDUĞUNU SANMIYORUM”

Kaya Heyse, gazetecilikte işe alım süreçlerini değerlendirirken Türkiye’deki medya piyasasının koşullarını merkeze koyuyor. Ona göre bugün Türkiye’de “CV’li, mülakatlı, liyakatli, ihtiyaca dayalı” bir işe alım sürecinden söz etmek zor.

Özellikle ana akım medya açısından daha sert bir değerlendirme yapan Heyse’ye göre adayın deneyiminden önce geçmişine, sosyal medyasına ve ideolojik durumuna bakılabiliyor. Hatta cinsel kimliğin bile değerlendirmeye girebildiğini söylüyor. Deneyim ise daha sonra geliyor.

Kendi deneyimini de bu tablo üzerinden anlatıyor: “Ben kendimi bu ülkenin yetiştirdiği en iyi gazetecilerden biri olarak görüyorum ama CNN Türk beni hayatta işe almaz.”

Ancak Heyse’nin genel medya piyasasına ilişkin bu değerlendirmesi, Medyascope’taki işe alım pratiğinden farklı. Kurum önce ilan veriyor, aranan koşulları açıkça belirtiyor. Adaylardan CV’nin yanı sıra “Medyascope’ta çalışmak istiyorum, çünkü…” diye başlayan kısa bir yazı isteniyor. İlanın ihtiyaçlarını karşılamayan CV’ler elenirken, uygun adaylarla önce ilgili departman, ardından idari kadro ya da Heyse görüşüyor. Son aşamada referanslar kontrol ediliyor.

Heyse için CV, bu nedenle ilk elemenin önemli araçlarından biri. Ancak karar yalnızca CV üzerinden verilmiyor. Mülakatta CV’de yer almayan özellikler de değerlendiriliyor ve bunlar gerektiğinde maaş teklifini bile etkileyebiliyor.

Referans da otomatik bir eleme ölçütü değil. Heyse, deneyimi yeterli bir adayın kötü referans almasının tek başına belirleyici olmayacağını; bir kişinin başka bir işyerinde yaşadığı sorunların yeni işyerinde de yaşanacağının garantisi olmadığını düşünüyor.

REFERANS VE ÇEVRE NE KADAR BELİRLEYİCİ?

Gökçer Tahincioğlu ise işe alım süreçlerini değerlendirirken medya kurumlarının birbirinden ayrılması gerektiğini söylüyor.

“Klasik gazetecilik” yapan kurumlarda........

© Journo