We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

3 ülke, 4 insan: Türkiye’ye sığınan Afgan, Suriyeli ve İranlı gazeteciler anlatıyor

2 4 1
10.05.2022

Savaşlardan veya siyasi baskılardan kaçıp ülkelerini terk eden ve Türkiye’ye sığınanlar arasında çok sayıda gazeteci var. İran, Suriye ve Afganistan’dan 4 gazeteci kişisel hikâyelerini anlatıyor.

Son yıllarda Türkiye’ye çok sayıda yabancı gazeteci sığındı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından her iki ülkeyi de terk edip zorunda kalan ve Türkiye’ye gelen gazeteciler, birçoğu uzun zamandır mesleklerine ülkemizde devam eden İranlı, Suriyeli ve Afgan meslektaşlarına katıldı. İki ülke arasındaki ilişkilerde normalleşme sinyalleri artınca Mısırlı muhalif gazetecilerin yıllardır mesleklerini sürdürdükleri Türkiye’den ayrılması da geçen ay gündeme geldi.

Müslüman Kardeşler’in TV kanalı “malum nedenlerden dolayı” Türkiye’de yayınlarını durdurduğunu duyuruyor https://t.co/jLkfvioh9Y

— nevsin mengu (@nevsinmengu) April 29, 2022

Göç sorunu Türkiye kamuoyunda tartışılırken sığınmacı gazetecilerden birçoğu, her biri kendi kişisel hikâyeleriyle yaşamlarını ve mesleklerini sürdürme mücadelesi veriyor. Bu gazetecilerden dördüyle konuştuk.

Hiwa Molania: “İranlı yetkililer, ailemi arayıp mezar kazmalarını söyledi”

İran’da Tîroj isimli yayın kuruluşunda çalışırken önce Irak’a, ardından Türkiye’ye göç eden gazeteci Hiwa Molaniya, hâlen “İran devleti tarafından tehdit edildiğini” söylüyor. Celal Talabani’nin Irak Cumhurbaşkanı olduğu 2016’da İran’daki Serdeşt şehrindeki kutlamalara katılan Hiwa Molania, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle yaralanmış ve ardından 9 ay cezaevinde tutulmuş. 3 ayını bir hücrede geçirdiğini belirten Hiwa Molaniya, Türkiye’ye geliş öyküsünü şöyle anlatıyor:

  • Senet karşılığında cezaevinde tahliye edildim. Haftada 2 gün imzaya gitmem şarttı. Problemlerin devam ettiği bir yıl oldu. Bu yüzden İran’dan çıkıp Irak’a geçtim. Irak’ta da mesleğimi sürdürdüm. Daha sonra İran ve Barzani hükûmeti baskı kurmaya başladılar üzerimde. [Birleşmiş Milletler’in terör örgütü listesinde yer alan “Irak ve Şam İslam Devleti” – IŞİD] DAİŞ’in Şengal’e saldırdığı dönemlerde hem aktivist hem de gazeteci olarak karşı durmaya çalıştım. O süreçte hem Barzani hükûmetinin hem de radikal İslamcı grupların baskı ve tehditlerine maruz kaldım. Barzani hükûmetinin temsilcileri, durmayıp bunları yapamaya devam edersem beni İran’a göndereceklerini söyledi.
  • Daha sonra Van’a geldim 2014 yılında. Göç İdaresi’ne ve Birleşmiş Milletler’e (BM) başvurular yaptım. 2015 yılında BM başvurumu kabul etti. Hayatımın tehlikede olduğuna kanaat getirdiler. Ancak son 6-7 yıl içerisinde hiçbir gelişme olmadı. İran hâlen problem yaratmaya devam ediyor. Özellikle orada kalan ailem için sorunlar oluşmaya devam ediyor. 7-8 ay önce ailemi arayıp mezar kazmalarını söylediler. Babam bunun üzerine kalp krizi geçirdi. Bazen beni de arıyorlar. Bu işlerden vazgeçmemi, beni çok iyi tanıdıklarını, evimi iyi........

    © Journo


Get it on Google Play