We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kültür sanat haberciliği YouTube’a taşındı: Artıları ve eksileri

3 0 0
20.05.2022

Kültür sanat alanında yayın yapan 36 YouTube kanalını inceledik. Uzman gazetecilerin yanı sıra kültür sanat alanının önemli paydaşlarına ve YouTube yayıncılarına görüşlerini sorduk. Kültür sanat haberciliği, artılarının yanı sıra eksileriyle basılı gazete ve televizyonlardan dijital platformlara taşınmış görünüyor.

Kültür sanat üreticileri eserleri tanıtım için artık sosyal medya fenomenlerine gönderse bile gazetecilerin yarattığı etki hâlâ daha fazla. Uzmanlar, sosyal medyanın “sabun köpüğü” gibi iz bırakmayan etkileşiminin, kültür sanatın özel kitlesiyle örtüşmediğini de vurguluyor.

COVID-19 salgıyla birlikte normalleşen evden çalışma ve uzaktan etkinlik uygulamaları, kullanıcıların medya tüketim alışkanlıklarında ciddi bir dönüşüme neden oldu. Kültür sanat haberciliği de bu dönüşümden etkilendi. Sanatın farklı dallarındaki canlı performansların dijital ortama taşınması, video akış hizmetleri başta olmak üzere küresel platformların kullanıcı sayılarını ve etkileşim oranlarını artırdı. Canlı yayınlar YouTube’dan yapılır oldu.

Salgın öncesinde Türkiye’de 6 gazetenin kültür sanat haberleri bir ay boyunca incelenmişti. Buna göre Cumhuriyet ve Milliyet gazeteleri her gün kültür sanat haberlerini ayrı bir sayfada işliyor. Yeni Şafak ve Türkiye gazeteleri düzensiz de olsa kültür sanat haberlerine yer veriyor. Posta ve Sözcü gazetelerinde ise kültür sanat haberlerinin nadiren yer aldığı araştırmada ifade ediliyor.

Gazete ve dergilerin tirajı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2020’de ,9 azalırken “We Are Social” raporuna göre artık dünyada her 3 kişiden 2’sinde akıllı telefon var ve 4,8 milyar insan internete erişebiliyor. Hâl böyleyken medyanın dijital dönüşümü de hızlanıyor. Geleneksel medya, azalan kitlesel ilgi ve düşen gelirlerle birlikte küçülürken kültür sanat yayıncılığı hem bireysel hem kurumsal girişimlerle YouTube gibi platformlara kayıyor.

YouTube’da 100 bin aboneyi geçen kültür sanat kanalları

Peki, YouTube’daki kültür sanat kanalları ilgi çekiyor mu? Hangisinin, ne kadar abonesi var? Ne tür içerikler daha çok etkileşim alıyor?

Bu sorulara yanıt vermek için, dijitalde doğan 24 YouTube kanalını ve geleneksel kültür sanat yayıncılarından 12’sinin bu platformdaki içeriklerini inceledim. Bu içeriğin sonunda tablo olarak tam listesini bulabileceğiniz kanalları tararken son 1 yıl içinde içerik yayımlamış olanları seçtim. Buna göre:

  • 100 bin aboneyi geçen kanallar arasında Murat Soner dizi eleştirileriyle etkileşimde de ilk sırada.
  • ARTtv ve Kutsal Motor, kültür sanatın farklı dallarına değiniyor.
  • Edebiyat ağırlıklı bireysel kanallarda ünlü yazar Sunay Akın zirvede.
  • Dilozof, Almina Taner ve Sıla Özkan, kitap yorumlarıyla öne çıkıyor.
  • Sanatın farklı dallarında özelleşen popüler kanallar da var. Örneğin Anatolian Rock (müzik) ve İbrahim Akgün (mimari)

YouTube kanal sahipleri ve kültür sanat gazetecileriyle bu içerik için görüşürken edindiğim izlenim özetle şöyle: Kültür sanat yayıncılığı, basılı gazete ve televizyon gibi geleneksel mecralardan, YouTube başta olmak üzere platformlara taşınıyor. Ancak taşınırken artıların yanı sıra bazı eksileri de yanında götürüyor.

Türkiye’dekilere erişmek zor, yelpaze dünyadan daha dar

Örneğin, geleneksel medyada olduğu gibi, kültür sanat haberciliğinin dijital üreticilerine de erişmek zor. Birçok ülkede kültür sanat muhabirlerinin sosyal medya hesaplarına halka açık listelerden erişilebiliyor. Dünyada yayınların ve gazetecilerin e-posta adresleri de halka açık. Türkiye’de ise kültür sanat gazetecilerinin herkese açık bir iletişim listesi olmadığı gibi, yeni kurulan YouTube kanallarının da birçoğu e-postalara dönüş yapmıyor. Bazılarının e-posta adresleri dahi yok.

Ayrıca dünyanın aksine Türkiye’de dijitaldeki kültür sanat yayıncılığı birkaç alana sıkışmış görünüyor. Türkiye’de diziler ve filmler konusundaki içerikler, diğer alanlarda üretilenleri etkileşim olarak geride bırakıyor. Diğer alanlar ise büyük ölçüde “booktuber” denilen çok sayıda kitap yorumcusunun üretimlerinin egemenliğinde. Oysa dünyada YouTube üzerinden kültür sanat yayıncılığı yapanların konserden resim çizimine dek daha geniş bir yelpaze oluşturduğunu görüyoruz.

İçerik üretimi hem demokratikleşti hem amatörleşti

Kültür sanat haberciliğinde uzmanlaşma için Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2013’te yayımladığı TV Kültür Sanat Haberciliği adlı kitapta dijital yayıncılık veya YouTube gibi konulara değinilmiyordu. Dünyada sunulan kurs ve etkinliklerde ise dijital bir boyut genelde oluyor.

Bu manzaraya bakınca belki de en büyük sorun şu: YouTube’daki kültür sanat yayıncılığında profesyonel kanalların sayısı sınırlı. Medyanın bu alandaki dijitalleşmesi içerik üretimini bir yandan demokratikleştirirken bir yandan da amatörleştirdi. Bilgi, beceri ve deneyim sahibi kültür sanat gazetecilerinin nitelikli yayıncılığı, kalitesiz içerikler denizinde dalgalarla boğuşuyor. YouTube’un kuralları ve algoritması ise kaliteyi ödüllendirmek üzere tasarlanmış değil.

“Yorumculuğun ya da köşe yazarlığının, haberin YouTube’a yani dijital medyaya geçtiği bir dönemde kültür sanat servislerinin ‘tozlu’ gazete sayfalarında kalmasını beklemek saflık olur” diyen Habertürk’ten Kadir Kaymakçı şunları ekliyor:

  • Aslında kültür sanat haberciliğinin özünde değişen bir şey yok. Yeni çıkan bir kitap okunuyor, albüm dinleniyor, film izleniyor veya sergi geziliyor. Sonra röportajlarla, haberlerle bunlar sayfalarda duyuruluyor, olumlu ya da olumsuz eleştiriler yazılıyor. Değişen şey bu duyuru ya da eleştirilerin sadece “kâğıt” sayfalarda kalmayıp dijital dünyaya taşınmaya başlaması. Çünkü şimdilerde sosyal medyada konuşulmayan hiçbir şey gündem olmuyor.

Kadir Kaymakçı: Kültür sanat sayfaları hoş bir seda olarak kalacak

Konuşulmak, “etkileşim almak” isteyen sanatçılar ya da gazetecilerin geleneksel medyaya henüz tam olarak sırtlarını dönmüş olmasalar da sosyal medyada ‘TT’ olmak için can attıklarını söyleyen Kaymakçı, şunları ekliyor:

  • Kabul edelim ki sosyal medya, bir dönem ‘geleneksel medya’nın elinde olan insanları ‘etkileme’ gücünü kendi eline geçirmiş durumda. Kültür sanat için de bu geçerli… Bunun en güzel örneklerinden biri, Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un son romanı ‘Veba Geceleri’ni YouTube’dan okuması olabilir mesela. Daha önceki romanları çıkmadan önce “basılı” gazetelere uzun röportajlar veren Pamuk’un son romanının promosyonu için YouTube’u tercih etmesi kültür sanat gazeteciliğindeki dönüşümü göstermesi açısından önemli bence.

Bu durumun dünyada da çok farklı olmadığına dikkat çeken Kaymakçı, şu örnekleri veriyor:

  • TikTok’ta bazı influncerların takipçilerine okudukları kitapların satışlarının patlama yapması yayınevlerinin, büyük kitapçı zincirlerinin tanıtım ve satış için geleneksel medyadansa sosyal medyayı tercih etmeye başladıklarını gösteriyor. Bunu geçen yıl okuduğum bir örnekle açıklayayım: Chicago’da yaşayan 20 yaşındaki Ayman Chaudhary 8 saniyelik bir TikTok videosu yayımlamış. #BookTok etiketli video “Bugün ‘The Song of Achilles’i okumaya başlamamın ilk günü” diye başlıyor, “Ve bitirdim” sözleriyle bitiyor. Bu video 150 bin kez görüntülenmiş. #songofachilles etiketinin, o dönemde TikTok’taki görüntülenme sayısı ise 19 milyon!

Song of Achilles örneği: Bir TikTok videosu ile çok satan kitap oldu

  • Amerika’da yayımlanan kitapların satış rakamlarını takip eden NPD BookScan’e göre ‘The Song of Achilles’ TikTok’ta popüler olduktan sonra haftada 10 bin satmaya başlamış. Bu miktar, kitabın “Orange Ödülü” aldığı zamandaki satışının 9 katı! Geleneksel medyadaki kültür sanat sayfalarında 2012’de ilk çıktığı günlerde yazılıp çizilen ve unutulan ‘The Song of Achilles’ yıllar sonra sosyal medya sayesinde yeniden geleneksel medyanın gündemine girmiş. New York Times’ın çok satanlar listesinde 3. sıraya yükselmiş. Random House Çocuk Kitapları’nın pazarlama müdürü John Adamo, şu anda yayımladıkları kitapların tanıtımı için 100’den fazla TikTok kullanıcısıyla çalıştıklarını söylüyor mesela…
  • #BookTok etiketinin geçen yıl 6........

    © Journo


Get it on Google Play