Ah Muazzez!

Ve sen gidince, ardında sadece şarkılarını değil, dillere destan bir aşkın hüznünü soru işaretleriyle bıraktın.

Senin sesin, bir ‘Altın Kafes’ti aslında.

Öyle parlak, öyle kıymetli, öyle içli ki...

Her bir şarkıda, o kafesin tellerine dokunur gibiydin.

Sesin, sözlerin en acılı halini bile bir zarafet timsali olarak sunardı bize.

“Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime…”

Ama o altın kafesin içinde, belki de en büyük acıyı ve aşkı, Hasan Heybetli ile yaşadığın o büyük aşkta hissettin.

Dillere destan oldu o aşk.

Öyle bir aşk ki, yıllar........

© İz Gazete