Arınmak ve sarılmak için adalet battaniyesi! |
Bozcaada’da en yakın dostlarımdan biri olan ressam Tayfur Sanlıman, şandan şatafattan hoşlanmayan çağdaş bir dervişti. Onun için, bir insanın neye sahip olduğu değil, ne yaptığı önemliydi. Ve tabii, o yaptığı işi ne kadar iyi yaptığı. En iyi resmi yapmak için bir ömür boyu didindi. Bazıları çalışma odamdadır.
İşte bu Tayfur Baba, yıllar önce, Ayazma’nın üstündeki tepedeki bağının ortasına bir stüdyo-ev yaptırdı. Ada ölçütlerine uygun, ona yakışan, sade bir ev.
Bir gün oradan geçerken bir baktım: Aa, evin girişine kocaman bir nizamiye takı dikmiş! Hani bayramlarda üzerine bayraklar asılan, çiçeklerle süslenen taklar var ya, onun gibi bir şey.
Çok şaşırdım. Mistik tarafını bildiğim için, şaka yollu:
“Tayfur Baba, Nasreddin Hoca hesabı, bağların ortasında bu ne? Yukarıdan emir mi geldi?” dedim.
“Takın üstüne bir şey yazacak mısın?”
“Pirimizin bir sözünü yazmayı düşünüyorum.........