menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sakin bir hayat peşinde İzmirli martılar

17 0
22.02.2026

Eğer bir İstanbulluya 'martı' derseniz, aklına denizden çok vapur bacası, Eminönü balıkçıları ve havada kapılan simitler gelir. Martılar artık denizin değil, doğrudan şehrin ve insanın bir uzantısıdır orada. İzmir’de ise durum çok daha 'kendi halinde'dir.

İzmir martısı, İstanbullu kuzenleri gibi metropol telaşına kapılıp çatılarda kuluçkaya yatmak yerine, rotasını Gediz Deltası'nın sessiz sularına çevirir. Peki ama bir kuş türü, iki farklı şehirde nasıl bu kadar farklı iki karaktere bürünebilir?

BOĞAZ'IN DİNAMİK YAPISI VE KÖRFEZ'İN SAKİNLİĞİ

İstanbul, Karadeniz ve Marmara gibi iki farklı denizi birbirine bağlayan, inanılmaz derecede zengin ve hareketli bir su yoluna (Boğaz'a) sahip. Bu güçlü akıntılar yüzeye sürekli plankton ve göçmen balık sürüleri taşıyarak martılar için devasa bir besin zinciri oluşturuyor. İzmir Körfezi ise coğrafi olarak daha kapalı, sığ ve sakin bir yapıya sahip. İzmir'deki deniz ekosistemi de zengin olsa da İstanbul Boğazı'nın sunduğu o sürekli ve yoğun "açık büfe" balık akışına sahip değil.

"SİMİT VE VAPUR" KÜLTÜRÜNÜN EKOLOJİK SINIRLARI AŞMASI

İstanbul'da martı nüfusunun bir ekolojik patlama yaşaması büyük ölçüde insan faktörüne dayanıyor. Devasa şehir hatları vapuru trafiği ve yolcuların havada simit kapma yarışına giren martıları sürekli beslemesi, bu kuşların doğal avlanma alışkanlıklarını değiştirdi. Hazır gıdayla beslendikleri için popülasyonları doğal ekosistemin........

© İz Gazete