Gereğinden fazla kalanlar için gitmek kaçınılmazdır |
Daha iki hafta önce, klasik “piyango çıksa ne yapardık” sohbeti bile tek başına yeter bunu kanıtlamaya. Hepimiz hayal ederken yüz yıllık ekonomist gibi yatırımdan yatırıma atlıyoruz. “Hadi biraz gerçekçi olalım, harbiden çıksa ne yapardınız” diye soruyorum, masada delirmeyen kalmıyor. Bu garibanlıktan bir anda zenginliğe atlamayı kimse kaldıramıyor tabi. Ya mutluluğa alışık olmadığımız için delirmenin bir yolunu buluyoruz ya da mutsuzluğa alışık olduğumuz için çıkan piyango biletini “düşünsenize, anneniz bileti pantolonla birlikte çamaşır makinesine atıyormuş” deyip birkaç güzel hayali kendimize çok görüyoruz. Kafayı toparlamak da bu örnekler gibi. Mümkün gözükmüyor ancak mümkün olduğunda alışık olmadığımız için fırsatı tepiyoruz.
Yine o fırsatı teptiğimiz günlerden birinde, arkadaşımla sohbet ediyoruz. Fırsatını bulup sevdiğin biriyle konuşuyorsun; güzel şeylerden konuş, kafanı dağıt değil mi? Olmaz, nasıl olsun? Bir saat önce işten çıkmışsın, bir saat sonra mesaiye kalacaksın. İşte ülkemizde kafa böyle dağıtılıyor, gerçek anlamda… Şikâyet etmeye de utanıyoruz. Fizik gücü gerektiren bir işte çalışmıyoruz çünkü. Allah dağına göre kar veriyor tabii ama........