We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Basın özgürlüğü, satılmışların elindeyse, yalanın silahıdır

2 0 0
02.07.2022

İnsan düşünmek içili yaratılmıştır; ancak, yayın kabiliyeti olmayan düşünce, verimsiz bir halde kalmaya mahkumdur. Basın özgürlüğü olmadıkça bu sağlanamaz." diyor ünlü Fransız matematikçi, fizikçi ve düşünür Blaise Pascal.

Bugün özgürlükçü, demokratik, hukuk devletlerinde herkes tarafından kabul edilen ve desteklenen 'Basın Özgürlüğü' kavramı, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin en önemli maddelerinden biridir. Bir başka gerçek ise yasama, yürütme ve yargıdan sonra

basının dördüncü kuvvet olduğudur. Basının en önemli fonksiyonlarından biri haber ve bilgileri topluma doğru ve tarafsız bir biçimde sunmasıdır. Bu aşamada gazetecilerin gerçeği iletme konusunda karşı karşıya kaldıkları her türlü sınırlama ve baskı, demokrasilerde en temel hak olan 'haber iletme' ve 'haber alma' hakkının ve özgürlüğünün ihlal edilmesi anlamını taşır. Bugün Türkiye'de en çok tartışılan konulardan birisi de budur.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya'da NATO Zirvesi’nin bitiminde yaptığı basın toplantısında,

Türkiye’de fikrinden dolayı cezaevinde olan hiç kimsenin olmadığını iddia etti. Erdoğan, “Benim ülkemde cezai bir durum olmadıkça gazeteci kalemşor fikir bunlardan cezaevlerinde olanlar yok. hepsi bunların sadece dezenformasyon” dedi. Ben Erdoğan'ın bu sözlerine;

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) verilerine göre 28 gazetecinin cezaevinde olduğu bilgisini ve Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler'in (RSF) 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye'nin 180 ülke içerisinde 149'uncu sırada yer aldığı bilgisiyle yanıt verirken, Erdoğan'ın bu sözlerinin gerçeklerle örtüşmediğini bir kez daha vurgulamak isterim. Basın özgürlüğünün olmadığı yerde öteki özgürlüklerden söz edilemez. Basın özgürlüğünü olumsuz yönde etkileyen uygulamanın en........

© İz Gazete


Get it on Google Play