menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yükümü Görür Gamımı Görmezsin

6 0
12.02.2026

RIZASINI almadan gönül düşürdüğü kızı bütün engelleri aşıp meydana gelebilecek güçlüklerin hepsini göze alarak evlenmesinin ceremesini gelininden ve torunlarından çıkartıyordu. Adam yaban ellerde çalışıp çabaladı. Kimseye el açmadan emeğiyle geçindi. Ne kazandıysa hepsini posta yoluyla babasına gönderiyordu ama eşinin ve çocuklarının bundan nasibi olmuyordu. Havale edilen parayı kasabada eşe dosta yedirerek hava atıyordu. Harcaması gerekenlere zırnık koklatmadığı gibi gurbet elde çalışan oğluna demediğini bırakmıyordu.

Ona göre oğlu hayırsızdı. Karısını ve dört çocuğunu yaşlı babasının üstüne atıp kaçmıştı. Gününü gün ediyordu. Kimlerle düşüp kalktığı belli değildi. İnsan geride bıraktıklarını arayıp sormaz, onların ne yiyip içtiğini merak etmez miydi?

Bu teraneler her gün yükselen bir tonda söylenip durdu. Kadın buna itiraza mecal bulamıyordu çünkü gerçeği bilmiyordu. Çocuklarına dedelerinin zulmünü azaltmak için elinden gelenden fazlasını yapsa da nafileydi.

KADININ kendi ailesinin yaklaşımı da farklı değildi. Sadece üzülür gibi yapıyorlardı ve sürekli “Biz sana dememiş miydik?” yollu başa kakmaları da eklemeyi ihmal etmiyorlardı. Daha kırkına yeni basmıştı. Gençliğinde zeytin karası simsiyah saçlarına methiyeler dizerlerdi. Şimdi onlardan eser kalmamıştı. Gece yatmadan evvel yaşmağını çözdüğünde aynada gördüğünden kendisi bile ürker olmuştu.

Yüzünde halkalanmış derin çizgiler çektiği acının habercisiydi aslında ama etrafında bunu görecek merhametli bir çift göz bile yoktu.

KÖYE dönen bir arkadaşıyla gizlice mektup ulaştırdı adam karısına. Kimse görmeden teslim etmesi gerektiğini de........

© İstiklal