Sustukça İçi Gülen Şair: İsa Akgül
ESKİŞEHİR’DE yaşar ama bir ayağı daima İstanbul’dadır.
O, içi gülen adamdır lakin İstanbul’la daha bir güzeldir gülüşü…
Sanırsınız ki cümle melekler cem olup merhametin hırkasını sırtlayıp getirerek giydirmişlerdir. İslam ahlâkının müşfik bir temsilcisi olarak yeryüzünü adımlarken zulüm adına, hırçınlık hesabına ne varsa önüne katıp süpürmek ister.
Yazıları bu niyetin kanatlanmış cümlelerinden oluşur.
Şiirleri bu istikametin hece taşlarıyla örülüdür.
ÜZÜLMEZ Mİ, üzülür elbet.
Yetemediği, ulaşamadığı vakitlerde üzülür.
Hüznün katmerli katmanlarında demler yüreğini…
Hokkasına bunları batırarak dizelerini kurar.
Ama en çok da susarak yapar bunu.
Susmak, susamaktır çünkü…
İyiliğe, güzelliğe, doğruya, merhamete, diğerkâmlığa susadıkça susar.
Dünyamızdan eteğini çeken bu yüceltici duyguları yeniden susamışlığın verdiği kavrulmuş dizelerle çağırır.
O, sustukça içi güzelleşir…
Güzelleştikçe “Cemal üstüne cemal” gelir.
“SUSTUKLARIM........
