Aldırışsız Bir Gülümseme

DUDAĞININ kıyısında daima aldırışsız bir gülümseme dururdu.

Dünyanın dağdağalı değişkenlikleri güne ne getirirse getirsin onun dudağına ilişen bu gülümseme hiç inmezdi.

İkisi de birbirine tutkundu belli ki…

YILLARCA birlikte çalıştık.

Tutunarak kalkmayı da bildik şükürler olsun.

Ortak bir telafi eylemimiz vardı: Yürümek.

O sokak benim şu sokak senin demeden kendimizi vururduk gecenin karanlığına.

Kuşlar bizimle uyanırdı sehere.

Müezzinlerin ayak sesleri ardımızdan duyulurdu.

ÜSKÜDAR Ahmediye müezzini sıklıkla çıkardı karşımıza.

Ayağındaki rahatsızlık sebebiyle koltuk değnekleri kullanırdı.

Çoğu kez sadece baş selamı vermekle yetinirdi dudağına nispet olsun diye aldırışsız bir tebessüm........

© İstiklal