We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Beyaz adamın yükünü omuzla!”

2 107 0
23.03.2019


Yeni Zelanda Camii katliamının üzerinden bir hafta geçti. Dünya bu saldırıyı konuşmaya devam ediyor. Yeni Zelanda Başbakanı’nın halkının ve medyasının katliam karşısındaki örnek duruşuna rağmen Yeni Zelanda Camii teröristi Brenton Tarrant’ın yayımladığı manifesto çok iyi irdelenmeli. Zira, silahının üzerinde “Turkofagos / Türk Yiyici” yazan ve manifestosunda “Erdoğan, bizim en eski düşmanlarımızdan biridir!” ifadesini kullanan Tarrant, silahının üzerine yazdığı başka bir yazıda ise “Viyana 1683” tarihi ile de Osmanlı’nın başarısız olduğu 2. Viyana seferine atıfta bulunarak Müslümanlara, Türklere ve Araplara kin, nefret ve düşmanlık kusuyor.

Nur Camii’ne saldırı öncesi yayımladığı manifestoyu, katliamdan hemen önce Yeni Zelanda Başbakanı, hükumet yetkilileri ve medyasına gönderen Tarrant’ın, saldırıyı 2 yıl önce planladığı belirtiliyor. Tarrant'ın manifestosunda Türklerle ilgili bir bölüm yer alıyor. "To Turks / Türklere" başlığının yer aldığı bölümde şu ifadelere yer veriliyor:

“Konstantinopolis için geleceğiz, şehirdeki her bir camiyi ve minareyi yıkacağız, Ayasofya’yı minarelerden kurtaracağız ve Konstantinopol’i tekrar Hıristiyan şehir yapacağız."

“Çabucak unutulacağım. Bu beni rahatsız etmiyor. Ne de olsa, belirli bir endişe sahibi ve genel olarak içe dönük biriyim. Fakat eylemlerimin üreteceği artçı şoklar, gelecek yıllar boyunca dalgalanacak ve bundan yeni bir siyasal ve sosyal söylem doğacak ve ayrıca gerekli korku ve değişim ortamını da oluşturacaktır.”

“Asla unutamayacağın bir ölümü beklemelisin, mücadeleyi beklemelisin ve zararı beklemelisin. Hayatta kalmayı beklememelisin. Beklemeniz gereken tek şey var: O da gerçek bir savaş ve gerçek bir askerin ölümü ile ölmek…”

Teröristin yayımladığı 74 sahifelik manifestosunda en önemli öğe, katilin kendi başına sunduğu argümanlar ve motifleri değil ya da ırkçı kişiliği ve çevresi de değil. Hakikatte manifestoda en önemli unsur, katilin kültürünü yansıttığı kaynakların neler olduğudur. Bunları nereden alıntıladı. Siyasi görüşlerini kiminle nasıl inşa etti? İşte, gerçekte Brenton’un işlediği katliamın rahatsız edici yönü burası.

Tarrant’ın işlediği katliam, suçlarıyla dünyayı dehşete düşüren aşırılık yanlılarına benzemiyor. Dünyadan kendini izole etmiş, kendi odasına çekilmiş ve toplumu afaroz eden biri de değil. Tarrant’ın dile getirdiği teorilerine komplo teorisi de diyemeyeceğiz. Çünkü Tarrant marjinal bir gruba........

© İstiklal