menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsanın Ve Düşünmenin Karakteri

10 0
18.11.2025

Düşünmek, insanın sahip olduğu en zengin materyal olup zihninin sessizce ördüğü eşsiz bir mimari üründür. Her ne kadar duyusal bir görünmezlik ihtiva ediyorsa da her davranışın, her sözün ve her planın arkasında duran en gerçek yapı ve yapıların ana taşıdır.

Fakat düşünmek tek bir biçimde akmaz. Kişiden kişiye, eğitim kapasitesi, zevkler, yumuşak taraflar, acılar, ihtiraslar, özel eğilimler ve elbette coğrafyaya bağlı olarak her zihnin kendi ritmi, kendi rengi ve kendi akustiği vardır.

Bu yüzden düşünmenin kendisi yalnızca bir eylem değil, aynı zamanda bir karakterdir. İçimizde büyüyen, zamanla şekillenen, bizi tanıtan bir imza ve bize ait, bizi anlatan, bizi görünür kılan bizim karakterimiz…

Her insanın kendi içinde konuşan bir ses, bir düş, dile getirmezden evvel kendi içselliğinde tasarladığı bir akustiği vardır. Bazen fısıltı gibi, bazen bir çağlayan gibi kimi zaman edebi ve kimi zaman isyan tonlarını barındırır içerisinde.
Bu içsel ses ve akustik akışkanlık, yalnızca mantığın değil, duyguların, sezgilerin, yanılgıların, nedamet ve özlemlerin ve geçmiş ile gelecek tarihimizin harmanıdır.

Bir insanın düşündüğü bir şey ve hatta her şey, aslında sahip olduğu tüm deneyimlerin yankısıdır. İşte insan, bilerek ya da bilmeyerek kendisini burada var eder burada görünür kılar. Ki bu durum, kişinin düşüncesinin karakteridir ve işte karakter de bu yankıdan bu akış ve bu akustikten doğar.

Kullanım şekillerimizde birbirinden farklıdır ve bir bakıma bu da karakterin kriminal bir dışa vurumudur.

Kimimiz yaşanmışlıklarımızı, tanıklıklarımızı ve özellikle de travmatik olan olayları yerinden söker incecik ve küçücük parçalara ayırarak anlar; kimimiz ise darmadağınık duran parçaları bir araya getirir içsel bir bütünlük ararız.

Kimimiz ise olayları ikinci plana bırakır kelimelerle düşünür, kimimiz ise görüntüleri daha bir baş aktör olarak belirleriz. Bu çeşitlilik, düşünmeyi yalnızca kişisel bir süreç değil, aynı zamanda insanın ruhsal dokusunun dışa yansıması ve bir karakter haline getirir.

Düşüncenin karakteri, zaman zaman farkında olmadan da şekil alabildiği gibi inançlarımız, ideal anlayışımız, adanmışlıklarımız, teslimiyet tonu ve........

© İstiklal