Çömlekte Kurunun Hikayesi

Çamlıca’da Günaydın ailesinin lezzet mirası

İstanbul’da bazı sofralar vardır; karnınızla birlikte hafızanızı da doyurur. Çamlıca Tepesi’nde, şehrin gürültüsünü arkanıza alıp denize doğru bakan o geniş yamaçta, bir çömleğin içinde ağır ağır pişen fasulye, aslında lezzetli bir yemekten çok daha fazlasıdır. O fasulye; göçün, sabrın, baba nasihatlerinin ve oğula devredilen sessiz bir mirasın yemeği. İşte Çömlek Kuru Fasulye’nin hikâyesi de tam olarak burada başlar: Bir çay bahçesinden, bir niyetten ve “helal lokma” arayışından.

Bir gün ve bir hatırlanma

Her yıl 6 Ocak’ta dünya takvimine düşülen Dünya Bakliyat Günü, Çömlek Kuru Fasulye’de başka bir adla karşılık bulur: 6 Ocak Dünya Kuru Fasulye Günü. Çünkü bu mutfakta kuru fasulye, bakliyat olmanın ötesinde bir kültürdür. O gün kapılar yalnızca misafirlere değil, söze ve hatırlamaya da açılır. Gastronomi yazarları, mutfak anlatıcıları ve lezzetin izini süren influencer’lar davet edilir; fasulyenin hikâyesi, toprağın bereketi ve bakliyatın sofradaki yeri konuşulsun diye.

Bu özel günde kuru fasulyede yapılan indirim, bir pazarlama hamlesi değil; bir vefadır. Toprağa, emeğe ve yoksul sofralardan saray mutfaklarına uzanan ortak hafızaya duyulan bir saygı. Çünkü bakliyat, bu coğrafyanın en eski kelimelerinden biri. Gürültüsüz ve gösterişsiz; ama sofradan eksildiğinde yokluğu hemen hissedilir. Mütevazıdır, fakat vazgeçilmez. Ve her yıl 6 Ocak’ta, bir çömleğin içinden yükselen bu sessiz hakikat yeniden hatırlatılır.

Bu vesileyle Nursait Günaydın beyin araması sonucu bende & 0cak günü Çamlıca tepesinde bulunan Çömlek Kuru Fasulye restoranına gittim. Nefis kuru, pilav, kavurma, sarma ve yoğurt gibi lezzetlerden sonra kabak tatlısı ile final yaptım. Çok beğendim. Ara ara gitmeyi düşünüyorum.

Bir niyetle başlayan yolculuk “Çömlek Kuru Fasulye”

1990’lı yılların sonunda, İstanbul Kısıklı’da bir caminin altında küçük bir çay bahçesi… O dönem burada kumar oynatıldığını fark eden kişi, rahmetli ailenin büyüğü, oğullarına “burayı alın, işletin; sevaba girersiniz” dediğinde, aslında bir restoranın değil, bir aile........

© İstiklal