Bilimin Sınır Tanımayan Yolculuğu

Şili’den İstanbul’a bir iyilik köprüsü

Zamanın ruhu, artık sadece teknolojik hızı değil, aynı zamanda bu hızın insanlığın ortak dertlerine ne kadar derman olduğunu da sorguluyor. Bugün, okyanusları aşan bir vizyonun, yerelden küresele evrilen bir başarı hikayesinin ve bilimin en saf halini konuşuyoruz. Sabri Ülker Vakfı tarafından düzenlenen ve bu yıl 10’uncu kez sahiplerini bulan “Geleceğin Bilim Lideri Ödülü”, sadece bir plaket töreni değil; İstanbul’dan Şili’ye uzanan, atıkları sağlığa dönüştüren muazzam bir bilimsel köprüdür.

On yıllık bir vizyonun küresel meyvesi

Bilim, doğası gereği evrenseldir ancak onu destekleyen mekanizmalar genellikle sınırlar içine hapsolur. Sabri Ülker Vakfı, on yıl önce başlattığı bu yolculukta, bilimin bu evrensel dilini referans alarak rotasını dünyaya kırdı. Vakfın onuncu yılında ödülün rotası, Güney Amerika’nın en uç noktalarından biri olan Şili’ye, Şili Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kadar uzandı. Bu yılın kazananı, "Döngüsel Beslenme" adını verdiği devrimsel yaklaşımıyla biyokimyager “Maria Elsa Pando San Martin” oldu.

San Martin’in projesini sadece laboratuvar ortamında yapılmış bir deney olarak görmek, meselenin özünü kaçırmak olur. Bu çalışma; gıda sanayisinin atık olarak gördüğü, doğada çürümeye terk edilen patates kabuklarını alıp, onları yaşlı bireylerin hayatını kolaylaştıracak yüksek teknolojili bir medikal ürüne dönüştürüyor. İşte bilimin "sihri" burada yatıyor: Çöpü cevhere, zorluğu çözüme dönüştürmek.

Patates kabuğundan gelen mucize

San Martin’in geliştirdiği proje, özellikle yaşlanan nüfusun en büyük sorunlarından biri olan yutma güçlüğüne (disfaji) odaklanıyor. İleri yaşlardaki bireyler için hap yutmak bazen imkânsız, bazen de tehlikeli bir süreçtir. Şilili bilim insanı, patates kabuklarından elde ettiği nişasta ile ağızda saniyeler içinde eriyen, incecik bir film........

© İstiklal