We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

OLMUYOR BEYLER OLMUYOR!...

14 1 0
03.03.2021

Aziz dostlar!... Bu günkü köşe yazımızda sizlere hem tarih ve hem de günümüz penceresinden bakarak sesleneceğiz. Anlayacağınız, bir “Tarih ve gününüz bileşkesi” oluşturduk. İbret ve dehşetle okuyacağınızı umarım!...

TARİH PENCERESİNDEN

Osmanlıdan günümüze bizde matbuat –basın (şimdi medya deniliyor) milletimiz ve devletimizin lehine iyi bir sınav verememekten olarak:

1-“Osmanlı Devletini Osmanlı matbuatı yıkmıştır” denilir. Çok doğrudur!... Neden?

a-Çünkü, Sultan II. Abdülhamid’i 31 Mart 1909 Darbesiyle Osmanlı basını yıkmıştır. Darbe öncesi günlerde, hem iktidar yandaşı ve hem de muhalefet yandaşı basın, Abdülhamid ve birbirleri aleyhinde olmadık hakaretler, tahrikler ve iftiralarda bulunarak orduyu ve halkı darbeye hazırlamışlar ve bu hazırlığın ardından darbe gerçekleşmiştir.

Sultan Abdülhamid’ in yıkılması demek, “İmparatorluğun yıkılması” demekti. Çünkü Sultan, 10 Temmuz 1908 “Meşrutiyeti ilan darbesi” yapılınca, “Yönetim çocukların eline geçti, korkarım İmparatorluğum 10 yıl içinde (1908 – 1918) bunların elinde batacaktır!..” dememiş miydi? Demişti!... Ne acıdır ki dedikleri tamı tamına başımıza gelmiş, bu yıkımı getiren,“Triumvirate” (Üçlü diktatör eleman Talat, Enver ve Cemal Paşalar 32 suç ortaklarıyla) 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesini müteakip, bir gece yarısı “yakalanmamak” için kadın kıyafetleri giyerek Alman denizaltısına 2 Kasım 1908 gecesi binmek suretiyle Odesa üzerinden Almanya’ya kaçmışlardı. Hem Sultan’ı hem de “Cihan İmparatorluğu” nu yıkıp kaçmışlardı. Cumhuriyet döneminin tarih dersleri kitaplarında bu üç kaçak bizlere hep “hürriyet kahramanları, vatan fedaileri” övgüsü ile öğretilerken, Abdülhamid de hep, sanki İmparatorluğu o yıkmış ve kaçmış gibi “vatan haini, Kızıl Sultan” saçmalıklarıyla öğretildi.

b-Yine Çünkü, iktidar partisi İttihat ve Terakki Partisinin “yandaşı” veya “havuz medyası”, adı geçen partinin muhaliflerini yok etmesi için çıkacak bir Balkan Harbinde (1912 – 1913) ve I. Dünya Harbinde (1914 – 1918) yenileceğimizi bile bile en yüksek derecede “Harp tahrikçiliği, tellallığı ve çığırtkanlığı” yapmış, bu tahrikin ardından bu iki harp çıkmıştır. Balkan Harbi ile Osmanlı bütün Balkanları, I. Dünya Harbiyle de bütün Asya topraklarını kaybetmiş, bize yalnızca 780 bin kilometrekareden ibaret bugünkü yaşadığımız Anadolu “kerhen” de olsa bırakılmıştır.

c- Ayrıca, Alman Emperyalizmi, Osmanlı Devletini kendi safında harbe sokabilmek için yönetimi ve kamuoyunu buna hazırlamak uğrunda Osmanlı matbuatı-basınını kullanmıştır. Bunun için çıkan günlük gazetelerin kasalarına, Almanya istihbaratı tarafından yüzbinlerce Alman Markı para akıtılmış, bunlar da bunun minnettarlığını fazlasıyla ödeyerek bizi harbe sokmakta çok etkin olmuşlardır.

Bu üç şıkta anlattığımız tarih olaylarının “Tarih belgeleri”, Hikmet Bayur’un “Türk İnkılabı Tarihi”, Mevlanzade Rıfat’ın “Türk İnkılabının İçyüzü”, Ziya Şakir’in “İttihat ve Terakki Nasıl Doğdu Nasıl Öldü?” kitaplarında vardır. Daha geniş bilgi için bunlara bakabilirsiniz.

2-“T.C. Devletinin kuruluşunun 98’inci yılında bile güdük ve geri kalmamıza, süper güç olamamamızı matbuat –basın sebep olmuştur” denilir. Çok doğrudur. Neden?

a-27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997 darbelerinin “baş tahrikçisi” o yılların gazeteleri ve dergileri olmuştur. Çünkü bu darbelerle gelen ortam “ekonomik gelişmemiz” i........

© İstiklal


Get it on Google Play