Kokular bir devrimi inşa eder |
Her ortamda maruz kaldığın sinsi düşman: Zehiri bal gibi sunan kimyasal savaş.
Okşarken tokatlayan, koynunda değil her zerrene aksettirerek büyüttüğün yılan...
Duygularını yöneten, içinde dört mevsim yaşatabilen; Kararlarımızı, duygularımızı ve
tercihlerimizi fark etmeden etkileyebilen, isterse intihara sürükleyen, isterse zinaya
meylettiren, isterse satın alma dürtümüzü tetikleyen, hormonlarımızla misket oynayan, hani o
odalarımızın baş köşelerinde bulundurulan...
Şifonyerimizin üzerinde hatta bazen cebimizde, en alimimizde, en cahilimizde, minicik
bedenlerin elbiselerinde, bir bilmece tadında küçücük fıçıcık içi dolu petrolcük...
Nam-ı diğer SENTETİK KOKULAR!
Aslında baktığımız zaman sentetik olan bir çok madde değil mi, fıtratı bozan? Mevla'nın
yaratmış olduğu bu muazzam sistemi fıtratından çıkararak sekteye uğratan?
Alt tarafı bir koku değil miydi?
Bu kadar önemli bir sistemi yönetebilecek kadar tesirli miydi?
Evet o basite indirgediğimiz kokular bizim hormonlarımızla oynayacak hatta ürememize etki
edecek kadar etkiliydi.
Çünkü Limbik sistem gibi hayati önem taşıyan bir sisteme doğrudan ulaşacak kadar
Bu sistem kan basıncımızı, nefes alıp vermemizi, hormon dengemizi, hafızamızı ve stres
düzeyimizi etkilemekte; psikolojik ve fizyolojik dengemizle, üreme, büyüme ve tiroit
faaliyetlerimiz........