Peygamberimizi (sav) uyanıkken görmek |
Müminlerin namazı miraç olmalı; fakat bunun için müminler Resûlümüze sallallahu aleyhi ve sellem, Sahabe-i Kirâm rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecmaîn gibi sâdık olmalılar ki muhabbetin isbatı sadakattır.
Sahabe-i kirâmın sadakatı:
فَسُكُوتُ السَّاكِتِ مِنْهُمْ كَنُطْقِ النَّاطِقِ إِذْ هُمُ الْمُنَزَّهُونَ عَنِ السَّكُوتِ عَلَى بَاطِلٍ وَالْمُدَاهَنَةِ فِي كَذِبٍ وَلَيْسَ هُنَاكَ رَغْبَةٌ وَلَا رَهْبَةٌ تَمْنَعُهُمْ وَلَوْ كَانَ مَا سَمِعُوهُ مُنْكَرًا عِنْدَهُمْ وَغَيْرَ مَعْرُوفٍ لَدَيْهِمْ لَأَنْكَرُوهُ
“…(Hadis-i şerifi) rivayet ettiği üzere; içlerinden (bu rivayeti duyan) sessiz kalanların sükûtu, konuşanların sözü gibidir. Zira onlar (sahabe), bâtıl karşısında susmaktan ve bir yalan hususunda dalkavukluk/yağcılık (müdâhene) yapmaktan münezzehtirler. Orada onları (hakikati söylemekten) alıkoyacak ne bir rağbet (çıkar beklentisi) ne de bir rahbet (korku) söz konusudur. Eğer duydukları şey onların nezdinde münker (reddedilecek bir şey) ve bilmedikleri bir husus olsaydı, mutlaka onu reddederlerdi.”
/Şifâ-i Şerîf; (فصل) اعلم أَنَّ مَعْنَي تَسْمِيَتِنَا مَا جَاءَتْ بِهِ الْأَنْبِيَاءُ مُعْجِزَةً/
Bir derviş kardeşimiz, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem fî’l-yakaza bugünde zuhur etsin diye aşkla salavât-ı şerîfe getirmiş. Önceleri ikiz padişah olarak mürşid-i kâmil ile zuhur etmiş idi. “O mürşid-i kâmile onun vekilinin yüzü çok benziyor, bak!” denilmiş. Hakikaten benziyormuş demiş, müşahede ederek hayret eden kardeşimiz. “Yani sen şimdi mürşid-i kâmilin cemalini, aslında ise Resûlullah’ın cemalini seyrettin.” denilmiş.
اللَّهُمَّ إِنِّي أُقَدِّمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَي كُلِّ نَفْسٍ وَلَمْحَةٍ وَلَحْظَةٍ وَطَرْفَةٍ يَطْرِفُ بِهَا أَهْلُ السَّمَوَاتِ وَأَهْلُ الْأَرْضِ وَكُلُّ شَيْءٍ هُوَ فِي عِلْمِكَ كَائِنٌ وَقَدْ كَانَ وَأُقَدِّمُ إِلَيْكَ بَيْنَ يَدَيْ ذَلِكَ كُلِّهِ
Allāhumme innī uqaddimu ilayka bayna yaday kulli nafsin wa lamḥatin wa laḥẓatin wa ṭarfatin yaṭrifu bihā ahlu-s-samāwāti wa ahlu-l-arḍi wa kullu shay’in huwa fī ‘ilmika kā’inun wa qad kāna wa uqaddimu ilayka bayna yaday dhālika kullih
“Allah’ım! Her bir nefes, her bir bakış, her bir an ve göklerin ve yerin halkının göz kırpışıyla geçen her kısa süreyi ve her........