Kur’ân-ı Kerim’de Aile: Rahmet, Huzur, Bereket İkliminde Bir Ömür ve Değerler Üzerine İlâhî Bir İnşa
Kur’ân-ı Kerim, insanın dünya hayatındaki yolculuğunu yalnız bir ferd olarak değil, bir aile çatısı altında manalandırır. Çünkü aile, sadece bir birliktelik değil; imanın, ahlâkın, sabrın, merhametin, fedakârlığın ve bereketin hayat bulduğu en küçük toplumsal medeniyettir.
Kur’ân-ı Kerim, insanın yaratılış hikâyesinden itibaren (Bakara 2/30; Nisa 4/1) aile kurumunu insanlığın varlık sebebi olarak tanımlar. Evlilik, sadece bir sözleşme değil, “sükûn bulma” (Rum 30/21) ve “rahmet” kaynağı olarak görülür. Bu yönüyle aile, Kur’ân-ı Kerim’de hem ruhsal hem toplumsal huzurun temeli olarak inşa edilir.
Kur'ân-ı Kerim, aile kurumunu "kendisiyle huzur bulasınız diye" (Rum, 21) âyet-i kerimesinde ifade edildiği üzere ilâhî bir lütuf olarak sunmaktadır. Bu huzur bahçesinin bekçileri ise anne-babadır.
Kur'ân-ı Kerim’e göre anne, sabrın ve merhametin zirvesidir. "Biz insana anne babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu" (Ahkaf 15) âyet-i kerimesi, anneliği sadece biyolojik değil, manevî bir ibadet olarak tanımlar.
Anne, bu üçlü vurguyla (taşıma, doğurma, emzirme) sabrın ve fedakarlığın timsali kılınmıştır. Kur'ân-ı Kerim’deki Hz. Meryem misâli, iffetin, tevekkülün ve teslimiyetin sembolü olarak kadın kimliğini yüceltir.
Baba ise onları Allah’ın (c.c.) emriyle yetiştirip büyüten, koruyan, gözeten ve yönlendiren bir rehber rolü üstlenir. Babalık, sadece geçim sorumluluğu değil, adâlet, rehberlik ve eğitim sorumluluğudur.
Hz. Lokman’ın oğluna nasihatleri (Lokman 31/12-19), Kur'ân-ı Kerim’deki babalık modelini; bilgelik, ölçülülük ve ahlâkî rehberlik üzerinden tanımlar.
Kur'ân-ı Kerim, aile içi nezaket protokolüne büyük önem ve değer verir: "Birbirinize fısıltıyla konuşmayın, iyilikle konuşun" (Mücadele, 9) ilkesi, aile içi iletişimin temel kuralıdır.
"Öfkelendiğinizde yatışın" (A'raf, 199) emri, aile içi gerilim yönetiminin reçetesidir (yumuşak huy,........
