Bir Başdeğirmen İzmir’e de lazım

Mübadele’nin 90. yılı dolayısıyla Tuzla Belediyesi’nin gemi ile düzenlediği üç günlük Yunanistan gezisine katılmıştık. Yanılmıyorsam Selanik sokaklarında dolaşırken yerlere saçılmış çöpler, düzensizlikler ve göze hoş gelmeyen manzaralar dikkatimi çekmişti. O an dönemin milletvekili Gülay Dalyan’a dönerek, “Buraya da bir Kadir Başkan lazım” demiştim.

O yıllarda İstanbul’da yaşıyorduk. Avrupa ülkesi olarak bilinen Yunanistan’daki belediyecilik anlayışındaki aksaklıkları görünce, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Kadir Topbaş’ın ortaya koyduğu hizmetlerin kıymetini çok daha iyi anlamıştık.

Geçtiğimiz hafta Ankara’daki temaslarımızın ardından, İzmir’e dönmeden önce birkaç günlüğüne Isparta’ya uğradım ve Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’i ziyaret ettim. Sohbet sırasında konu İzmir’e gelince, kendiliğinden şu cümle döküldü ağzımdan: “Bir Şükrü Başdeğirmen İzmir’e de lazım.”

Aslında bu ifade tek başına pek çok anlam içeriyor. İnsan zaman zaman sahip olduğu değerin farkına varamıyor. Farkındalık oluşmayınca, şükür yerini şikâyete bırakıyor. Elbette daha iyisini istemek herkesin hakkı. Ancak arada bir, bulunduğumuz noktaya ulaşmak isteyen milyonların durumunu da düşünmek gerekiyor.

BARDAĞIN DOLU TARAFI DAHA AĞIR BASIYOR

Birkaç yıl Isparta’da yaşama imkânımız oldu. Mesleğim gereği Türkiye’nin birçok ilini görme, bazılarında uzun süre bulunma fırsatı yakaladım. Hani güzel bir yemek yersiniz de tadı damağınızda kalır ya; Isparta’nın bizde bıraktığı his de tam olarak öyledir. Bu nedenle İzmir’e........

© İstiklal