Biyolojik Savaş |
Mutfağımızda masumca duran, parlak ambalajlı o gıdalar... Sadece midemizi doldurduğunu sanıyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz. O lokma, ruhunuzu dönüştürüyor, karakterinizi bozuyor ve en korkuncu; biyolojik cinsiyet kodlarınızı siliyor. Bugün toplumda artan şiddeti, tahammülsüzlüğü, yıkılan yuvaları ve giderek nötrleşen cinsiyet kimliklerini sadece sosyal medyada veya eğitimde aramayın. Fail, yanı başınızdaki buzdolabında.
İslam’ın gıda anayasası iki sütun üzerine kuruludur: Helal ve Tayyib. Allah, Bakara Suresi’nde "Size verdiğimiz temiz (tayyib) rızıklardan yiyin" emrini verirken, Mü’minun Suresi’nde bu emri salih amelle bir tutmuştur. Çünkü kirli yakıtla çalışan bir bedenden, temiz bir ahlak sadır olmaz. Ancak bugün helal kavramını sadece kesim bıçağına indirgedik. Oysa içine onlarca kanserojen basılmış, genetiğiyle oynanmış, fıtratı bozulmuş bir ürün, besmele ile tüketilse de tayyib yani temiz ve fıtrata uygun değildir. İçinde gerçek muz olmayan muz aromalı bir gofret, sadece tüketiciye değil, Allah’ın yarattığı hakikate de bir saygısızlıktır.
İşin en karanlık boyutu ise bilimsel gerçeklerde saklıdır. Bilim dünyasında Endokrin Bozucu Kimyasallar (EDC) olarak bilinen maddeler, bugün paketli gıdaların, plastik şişelerin ve tarım ilaçlarının vazgeçilmezi olmuş durumda. Bu maddeler vücuda girdiğinde hormonları taklit ediyor. Özellikle Bisfenol A (BPA) ve Ftalatlar gibi maddeler, vücutta yabancı östrojen etkisi yaratıyor.
Bu durumun cinsiyetler üzerindeki etkisi ise ürkütücü. Danimarka ve ABD’de yapılan........