We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

TARİH KÖRLÜĞÜ VE BASİRET BAĞLANMASI (1)

2 1 0
19.08.2019

Tanıyan tanır, bilen bilir beni. Ben, vatanını, milletini, bayrağını, dinini, devletini, seven milli ve manevi değerlerine bağlı; ömrünü eğitim ve öğretime vakfetmiş emekli bir öğretmenim.

Akif’in de veciz olarak ifade ettiği: “Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek”, diyen doğruya ve doğruluğa âşık; haktan, adalet ve hakikatten taviz vermeyen bir kişiyim. Beni, öğrencilerime, canlarıma sorun. Onların her biri de öğle tanır ve tanıtırlar öğretmenlerini.

Amacım, sizlere inandığım değerleri anlatmak değil elbet. Çoğu zaman keşke şu son yirmi yılı Allah, bana yaşatmasaydı diyorum. Gözlerim, ülkemin ve insanımın düşürüldüğü bu zelil durumu görmeseydi; kulaklarım kendilerine kıymet verdiği insan kılıklı mahlûkatın söylediklerini duymasaydı.

Tarih körlüğünün ve basiret bağlanmasının ilk darbesini Tarih: 04 Haziran 2003’te yedim. 59. Hükümet bir gece operasyonu ile yangından mal kaçırırcasına hiçbir çekince koymadan ABD ve Avrupa’nın yıllardır dayattığı; ancak bir türlü kabul ettirtemediği iki sözleşmeyi oylayarak kabul etti. Ne idi bu temelinde ABD"nin görüşlerini ifade eden bu iki uluslar arası kanun? Defalarca pişirilerek Türkiye Cumhuriyetine kabul etmesi için dayatılan, her seferinde ulusal birliğe zarar verir düşüncesi ile reddedilen bu sözleşmeler:

"Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme” "Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme” Diğer bir ifade ile Mecliste oylanarak kabul edilen 4867 ve 4868 nolu kanunlar.

Böyle bir şey olamazdı, olmamalıydı. İktidarda AKP’nin........

© İstiklal