menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SAVAŞLARIN YENİ CEPHESİ: MEDYA, ALGI VE TOPLUMSAL DİRENÇ

17 0
27.06.2026

Yirminci yüzyılın savaşları sınırları değiştiriyordu.

Yirmi birinci yüzyılın mücadeleleri ise zihinleri...

Artık devletlerin gücü yalnızca sahip oldukları tanklarla, uçaklarla veya ekonomik kapasiteyle ölçülmüyor. Bir ülkenin bilgi üretme kapasitesi, medyasının güvenilirliği, dijital platformlardaki etkisi ve toplumunun manipülasyona karşı direnci de ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Uluslararası ilişkiler literatüründe bu dönüşüm; "stratejik iletişim", "bilgi savaşı", "hibrit savaş" ve "yumuşak güç" kavramlarıyla inceleniyor.

Bugün artık sorulması gereken soru şudur:

Bir ülke, kamuoyunu yönetemiyorsa gerçekten sadece sınırlarını koruyarak güçlü kalabilir mi?

Tarih bize bunun cevabının giderek daha fazla "hayır" olduğunu gösteriyor.

2003'te Irak işgali yalnızca askerî bir operasyon değildi. Uluslararası medya, 24 saat kesintisiz yayın yapan haber kanalları ve küresel iletişim ağları, savaşın dünya kamuoyunda nasıl algılanacağını da belirleyen önemli aktörler hâline geldi. Libya'da 2011 sürecinde televizyon yayınları, dijital platformlar ve uluslararası haber akışı, sahadaki gelişmeler kadar küresel kamuoyu üzerinde de etkili oldu. Tunus ve Mısır'da sosyal medya, protestoların örgütlenmesini ve görünürlüğünü artırırken; sonraki akademik çalışmalar, bu dönüşümlerin yalnızca dijital araçlarla değil, her ülkenin kendi ekonomik, siyasal ve toplumsal dinamikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Bu örneklerin ortak noktası........

© İstiklal