menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran: "Rejim Hayatta Kalabilir mi?"

23 0
16.01.2026

​Bugün İran sokaklarında yankılanan ayak sesleri, tarihin en paradoksal kırılmalarından birine işaret ediyor. 2025’in sonundan 2026’nın ilk haftalarına sarkan bu süreç, özünde halkın derin yoksulluğuna, eriyen orta sınıfa ve işçi kesiminin artık taşınamaz hale gelen hayat pahalılığına karşı verdiği haklı ve meşru bir hayatta kalma mücadelesidir. Ancak bu haklı feryat, Tahran’ın arka sokaklarından çıkıp küresel medya merkezlerine ulaştığı an, bir halk hareketinden ziyade bir istihbarat aparatına dönüştürülmek istenmektedir.

​Protestoların kökeni ne Batı’nın "özgürlük" masallarında ne de Tahran’ın "dış güç" söylemlerinde gizli değildir. Gerçek, boş pazar tezgahlarında ve evdeki tencerelerdedir. ABD’nin tek taraflı yaptırımlarıyla boğulan ekonomi, kurumlar içindeki sistematik yolsuzlukla birleşince, İran’ın omurgasını oluşturan işçi sınıfı " akıl almaz bir yoksulluğun " pençesine düştü. 2025 yılı boyunca Riyal’in serbest düşüşü ve enflasyonun p’leri aşması, halkın sokağa inmesini bir seçenek değil, zorunluluk haline getirdi. Bu perspektiften meseleye yaklaştığımızda protestoların başlayışındaki ilk aşamanın masumluğu ile karşılaşıyoruz.

​Ancak mesele, artık fakirleşen halkın önüne geçmiş, gösteriler müesses nizamın sorgulandığı, istenilmediği raddeye gelmiştir.

​Burada asıl dikkat çekici olan, Batı medyasının, özellikle de BBC Farsça’nın üstlendiği operasyonel roldür.

İsrail’in Gazze’de yürüttüğü ve 2026........

© İstiklal