Zulmün Kıskacındaki Dünya İslam’ı Bekliyor |
“(O) Hâkimiyeti ele aldığında ise yeryüzünde bozgunculuk çıkarıp ürünleri ve nesilleri yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez. Ona ‘Allah’tan kork’ denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!” (Bakara: 205, 206)
Bu yazımızda bugün dünyanın içinde bulunduğu zulüm kıskacına dair genel bir çerçeve çizeceğiz. Buna istinat eden bir sonraki yazıda da bu manzaranın İslam öncesi cahiliye dönemiyle mukayesesini yaparak, insanlığın barış, hak, hukuk, adalet ve medeniyet değerlerini İslam’ın gelişiyle kazandığını, fakat son iki asırdır bu değerlerden tekrar uzaklaşıldığını; İslam’ın diriltici ruh ve atmosferine hava ve su kadar muhtaç bulunduğumuzu, yani İslam güneşinin yeniden insanlığın ufkuna doğması gerektiğini anlatmaya çalışacağız.
I- Epstein Dosyaları ve Küresel Çapta Yaşanan Vahşet ve Dehşet Olayları
Dosyalara ve hadiseye adını veren 1953 New York doğumlu Jeffrey Edward Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik sistematik cinsel istismar ve insan ticareti ağı kurmakla suçlanarak 2019’da tutuklanmış ve aynı yıl hücresinde intihar ederek ölü bulunduğu iddia edilmiştir. Gerçekten intihar edip etmediği tartışılmakta, hapishaneden kaçırıldığı da yazılıp çizilmektedir.
Olayın yeniden gündeme gelmesinin sebebi ise geçtiğimiz günlerde (Şubat, 2026) ABD Adalet Bakanlığı’nın bu dosyaya dair 3 milyon sayfalık yeni kayıt yayımlamasıdır. Buna göre siyasetçilerden teknoloji devlerine, kraliyet üyelerinden iş dünyasının liderlerine, bilim, sanat ve spor çevrelerine kadar çok geniş bir yelpazede yüzlerce kişinin ismi bu dosyalarda yer almakta, özellikle Türkiye’yi de yakından ilgilendiren “kayıp çocuklar” iddiası dosyanın öne çıkan maddeleri arasında yer almaktadır.
Epstein dosyaları üzerine yapılan çalışmalara bakılırsa, bu işin içinde yer alan çevrelerden bazıları şunlardır:
- Muharref dinlerin kurumsal temsilcileri ve bunlara bağlı gizli odaklar,
- Dünyaca tanınmış istihbarat örgütleri, ABD ve İsrail menşeli odaklar, CIA Mossad vs.
- Geçmişte veya hâlihazırda bazı Avrupa devletlerine hâkim mevkide olan isimler,
- Medya ve ekonomi gücünü elinde bulunduran, sevk ve idare eden çevreler,
- Kadın ve çocuk kaçakçılığı da yapan fuhuş çeteleri, buna alet olan ülke ve oteller,
- Sapkın ideolojilerini muharref dinleri ile sentez etmiş birtakım örgütler,
- Şeytana tapan (satanist), ona kurban verilen ayinler düzenleyen, cinsel sapıklığı işkenceyle birleştiren, öldürdükleri masumların etlerini yiyip kanlarını içen insan suretindeki mahlûklar…
Evet, Epstein dosyaları çerçevesinde üç milyon sayfalık bilgi ve belgeden söz edilmektedir. Anlaşılan şu ki, ortada bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir zulüm, sapkınlık, işkence ve vahşet vardır. Üstelik bunun dünya genelinde iktidar sahibi olan kimselere şantaj malzemesi olarak planladığı anlaşılmaktadır. Bu da, bu zulüm cenderesinin bütün dünyaya hâkim kılınmak istendiğini, sudan bahanelerle büyük savaşlar çıkarabileceklerini göstermektedir. Vehamet ve tehlikeyi kat kat büyüten de budur.
Meselenin ahlak ve insan hakları ciheti ayrı bir vehamettir.
Hukukun bittiği, ölçünün kalmadığı, kalplerin taşlaşarak his ve merhametten fersah fersah uzak bulunduğu bir atmosferi düşünelim. Dünyanın dört bir yanından kaçırılmak yahut satılmak suretiyle getirilen, çoğunluğu büluğ çağına erişmemiş beş yüz bin mağdurdan bahsedilmektedir. Evet, insanın inanası gelmese de, çocukların satılmasından ve insanlıktan çıkmış bir güruh tarafından onlara yapılan akıl almaz işkence ve zulümlerden bahsediyoruz. Ki bu, tarihteki kölelik zihniyetine rahmet okutacak bir şenaattir.
Ve bu manzara yaklaşık iki yüz yıldan beri insanlığa örnek gösterilen, bütün dünyaya çağdaşlık ve medeniyet diye yutturulmaya çalışılan materyalist batı zihniyetinin mahsulüdür.
Şirk ve küfür gözlerini perdelediği için hakikati göremeseler ve işitemeseler de, ıssız bir adada, kimsenin kendilerinden haberdar olamayacağını zannederek bu şenaati işleyenler “Bir şeyi açığa vursanız da onu gizleseniz de fark etmez, çünkü Allah, her şeyi çok iyi bilmektedir.” (Ahzâb: 54.) hükmünün tecellisiyle yakalanmışlardır.
Evet, bu insanlığın yüz karalarının vahşetini Allah ortaya çıkarmış ve bu zalimleri de birbirine düşürmüştür. Şimdi akıl, vicdan ve izan sahibi........