menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diyanet İşleri E. Başkanı Mehmet Görmez Hoca'ya Cevabımdır

37 0
07.09.2026

Son günlerde Mehmet Görmez Hoca etrafında bir tartışma cereyan ediyor. Daha doğrusu bu tartışma, E. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Hocanın bir beyanı üzerine başladı. O beyan şöyle:

“Benim acizane kanaatim her şer‘i olan meşru değildir. Ama her meşru olan şer‘idir. Şer‘i olan tikel naslara dayanır. Meşru olan külli istikra yöntemiyle vardığımız büyük ilkedir. Şer‘i olan yasaldır. Meşru olan adildir.”

Yazımın bu noktasında hemen hızlıca “şer’i ve meşru” kavramları hakkında bazı bilgiler sunmak istiyorum.

Şer’i kavramı, “açıklamak, açığa çıkarmak; bir işe başlamak; uyulmaya değer âdet başlatmak, din/hukuk kuralı koymak” gibi mânalara gelen şer kökünden türetilmiş bir kelimedir.

Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkartılan İslam Ansiklopedinde şer’i kavramı şöyle açıklanmaktadır.

Şer'i, İslam şeriatına (dini, hukuki ve ahlaki kurallara) uygun olan, dinî kural ve kanunlarla ilgili anlamına gelir.

Esasında şer’i demek, İslâm’a ait dinî, ahlâkî ve hukukî hükümler bütünüdür.

Daha da açık ve daha da net belirteyim. “Şer’i demek İslamî demektir.”

Meşru nedir? Onu da yine Türkiye Diyanet Vakfı tarafından çıkartılan İslam Ansiklopedinden alıp da açıklayalım.

Şer‘ kökünden ism-i mef‘ûl olan meşru, İslamî literatürde dinî kaynaklara dayalı hükümleri veya dine ve ilkelerine uygun olan eylem ve işlemleri ifade eden bir terimdir. Kelimenin bu sıfat biçimi, herhangi bir kategorik önermede yüklem olarak kullanıldığında genel bir kavram işlevi görür ve önermeye konu olan hususun dinî-ahlâkî-hukukî yönden olumlu bir değer taşıdığını, bazan da dinin onayladığı, hatta yapılmasını istediği bir fiil, işlem veya düzenleme olduğunu gösterir. (Kaynak: TDV İslam Ansiklopedi)

Görüldüğü gibi şer’i ve meşru esasında........

© İstiklal