Sıfır Kilometre Kabus: Modern Ticaretin "Sattıktan Sonra Tanımam" Yüzü!

Bir baba düşünün; ömrü boyunca çalışmış, didinmiş ve en mutlu gününde, kızının düğününde hem bir hatıra kalsın hem de ailesi güvenle binsin diye tüm birikimini bir otomobile yatırmış. Hayali, o pırıl pırıl, fabrikadan yeni çıkmış aracın içinde sevdikleriyle huzurlu yolculuklar yapmaktı. Ancak Kocaeli'de yaşayan Recep Erdem için bu hayal, imzasını attığı günün ertesi sabahı kapkara bir kabusa dönüştü. Bugün o lüks SUV kapıda yatıyor ama aile binmeye korkuyor. Eşi "dolmuşla gidelim", çocukları "taksi çağıralım" diyor. Çünkü o metal yığınına artık bir ulaşım aracı olarak değil, her an patlamaya hazır bir saatli bomba gözüyle bakıyorlar.

BUHARLI CAMLARIN ARDINDAKİ CAN PAZARI

Trajedi daha ilk günden başlıyor. Arabayı teslim aldıktan sadece 24 saat sonra ön camın buğu çözücü sistemi iflas ediyor. "Sıfır araba, halledilir" dersiniz ama hayatın akışı bazen o kadar insaflı olmuyor. Düğün telaşı biter bitmez gelen bir hastalık haberi ve yoğun bakım süreci... Aralık ayının dondurucu soğuğunda, elinde bezle hareket halindeki trafikte ön camı silerek hastaneye yetişmeye çalışan bir aile. Hem kendi canları hem de trafikteki masum insanların hayatı, üretimi hatalı........

© İstiklal