Bu Yazıyı Okumazsan, Yarın Kendi Çocuğun İçin Ağlayabilirsin... |
Sevgili dostlar,
Bu yazıyı yazmak kolay değil.
Çünkü konu ağır.
Çünkü konu acıtıcı.
Çünkü konu “başkalarının çocukları” değil, bizim çocuklarımız.
Gerçekten durumlar hiç hoş değil.
Ve bu bir abartı değil.
***
Bu, günlük hayatın içinden gelen acı bir gerçek.
Bugün ve gecen günlerde bazı görüşmeler yaptım.
Duyduklarım, gördüklerim, öğrendiklerim…
İnanın “bu kadar da olmaz” dedirten cinstendi.
***
Artık uyuşturucu dediğimiz şey;
Sadece köşe başlarında, metruk binalarda değil.
En iyi okulların çevresinde,
En “örnek” denilen ailelerin çocuklarının cebinde,
En masum görünen telefon uygulamalarının içinde.
***
Evet, yanlış okumadınız.
Bugün “bizim aileden olmaz” dediklerimiz bile
Bu bataklığın içine girmiş,
Girmek üzere ya da çıkamaz halde.
Ve daha acı olan şu:
Çoğu aile çok geç fark ediyor....
Sadece uyuşturucu mu?
Hayır…
Bir de göz göre göre ellerine verdiğimiz telefonlar var.
Doğru kullanılmıyorsa;
O telefon bir iletişim aracı değil,
Geleceği parçalayan sessi bir bomba olabilir.
***
Biz ne yapıyoruz?
“Elimizin altında olsun” diye veriyoruz.
“Sesi çıkmasın” diye veriyoruz.
“Herkesin........