Sonu Gelmeyen Soruların Ardındaki Sessizlik

“Öğretmenim anlamadım.”
“Burayı mı yapacağız?”
“Deftere mi yazıyoruz?”
“Ben ne yapacağım?”

“Hangi kalemle yazacağım?”

Bu sorular bazen daha ders tam başlamadan havada uçuşur. İlginç olan şudur: Aynı sorular defalarca sorulsa da, çoğu zaman cevap verilmiştir. Yine de çocuk, ilk adımı atmak yerine öğretmene bakar. Sanki bir işareti, bir onayı, bir “başla” komutunu bekliyordur.

O an fark edersiniz: Bu sadece anlamama meselesi değildir.

Bazı öğrenciler için soru sormak, öğrenmenin bir parçası değil; sorumluluğu devretmenin bir yolu hâline gelmiştir. Ne yapacağını düşünmek yerine sormayı, denemek yerine beklemeyi öğrenmiştir. Bu durum zamanla öğrenme bağımlılığına dönüşür.

Çocuk kendi başına karar vermediğinde, hata yapma ihtimali........

© İstiklal