Şiirden Şuura: Bir Eğitim Yolculuğu |
Aralık ayının son haftasında, okulumuzda 4. sınıf öğretmenleri olarak öğrencilerimizle birlikte uzun soluklu, çok katmanlı ve kalıcı izler bırakacağına inandığımız bir şiir dinletisi gerçekleştirdik. Her sınıfın kendi özgün programını hazırladığı bu süreçte etkinliğimizin ortak adı “Şiirden Şuura” olarak belirlendi. Bu isim, yalnızca bir edebiyat etkinliğini değil; dil, duygu, estetik ve bilinç inşasını birlikte hedefleyen pedagojik bir yolculuğu da ifade ediyordu.
Yaklaşık bir buçuk ay süren hazırlık süreci, rastgele değil; planlı, bilinçli ve öğrenci merkezli bir anlayışla yürütüldü. Öncelikle şiirler belirlendi. Ardından her şiir, her öğrenci için tek tek denendi. Hangi şiirin hangi çocuğun ses rengine, duygu dünyasına, mizacına ve sahne duruşuna daha uygun olduğu öğretmenler tarafından dikkatle gözlemlendi. Nihayetinde her öğrenciye, kendisiyle bağ kurabileceği bir şiir teslim edildi. Bu aşama, sürecin en belirleyici pedagojik adımlarından biri oldu.
Hazırlık sürecinin önemli bir parçası da fon müziği seçimiydi. Şiirle uyumlu müzik bulmak, şiirin anlamını bastırmayan; aksine onu destekleyen bir ses zemini oluşturmak ciddi bir dikkat gerektiriyordu. Her şiir için farklı fonlar denendi, ritimler ve tempolar karşılaştırıldı. Bazı şiirlerin aralarına, metni bölmeyecek şekilde, çok kısa ezgi ve türkü geçişleri yerleştirildi. Bu küçük ama yerinde dokunuşlar, dinleyicinin dikkatini diri tuttuğu gibi şiirin duygusal etkisini de derinleştirdi. Böylece program, yalnızca şiir okunan bir etkinlik olmaktan çıkarak çok yönlü bir edebiyat deneyimine dönüştü.
Şiirler öğrencilere dağıtıldıktan sonra yalnızca sınıflar değil, evler de şiirle doldu. Çocuklar şiirlerini okulda, sınıfta, koridorlarda ve evde; bazen yüksek sesle,........