Pazartesinin Gizli Psikolojisi

Pazartesi sabahı okulun kapısından içeri adım attığınız anda, haftanın diğer günlerinden farklı bir hava sezersiniz. Sanki okul, cuma gününden kalma bir nefesi içerde tutmuş ve şimdi yeniden açılmak için bir süre daha bekliyordur. Öğretmenler odasında çaydan önce en çok hissedilen şey, görünmez bir yavaşlık; koridorda ise öğrencilerin adımlarındaki tereddüttür. İşte bu yüzden pazartesinin gizli bir psikolojisi vardır: Hem öğretmen hem öğrenci için haftanın tonu, çoğu zaman bu ilk saatlerde belirlenir.

Pedagojik gözlemler, pazartesi gününün öğrenme motivasyonunda “yeniden başlangıç etkisi” yarattığını söyler. Beyin, hafta sonu molasından sonra yeni bir ritim arar. Öğrencilerin bazıları bu ritmi hemen yakalar; bazıları ise içsel bir uyku modundan çıkmakta zorlanır. İşte öğretmen için asıl iş, bu iki farklı ritmi aynı sınıfın içinde bir araya getirebilmektir.

Pazartesinin görünmez psikolojisi kendini en çok öğrencilerin küçük davranışlarında belli eder. Kimi öğrenci hafta sonunun enerjisiyle koşarak gelir; kimisi ağır adımlar atar, çantasını taşımakta bile zorlanır. Bazıları hafta sonu yaşadıklarını anlatmak için fırsat kollar; bazıları ise hiç konuşmak istemez, gözlerini yere diker. Öğretmen, bu anlık işaretleri doğru okuduğunda pazartesinin yükü hafifler.

Geçen dönem bir pazartesi........

© İstiklal