Küçük Sorunların Büyük Pedagojisi |
Dersin tam ortasında bir öğrenci ayağa kalkıyor.
“Hocam kalemim yok.”
Arkasından bir başkası: “Silgim kaybolmuş.”
Bir süre sonra sınıfın içinde küçük bir hareketlilik başlıyor. Öğrenciler sıralarından kalkıyor, etrafa bakıyor, arkadaşlarından bir şeyler istiyor. Ders sürüyor gibi görünse de, aslında öğrenmenin ritmi yavaş yavaş bozuluyor.
Bu tür anlar ilk bakışta önemsizdir. Bir kalem, bir silgi, birkaç saniyelik bir dolaşma… Oysa sınıfın ahengi, çoğu zaman bu küçük kopuşlarla zarar görür. Bu yazı, sınıfta “küçük sorun” diye geçiştirdiğimiz bu anların, aslında ne kadar büyük bir pedagojik anlam taşıdığını anlatmak için yazıldı.
Bu yüzden sınıfımda zaman zaman malzeme kontrolü yaparım. Öğrencilerimin kalemliklerinde bazı temel malzemelerin mutlaka bulunmasını isterim: en az iki adet kurşun kalem, bir kırmızı kalem, silgi ve kalemtraş.
Bu liste bir kuraldan çok, öğrenmenin altyapısıdır. Çünkü birçok derste öğrenciler bu eksikler yüzünden sık sık ayağa kalkar ve sınıf içinde dolaşır. Bu da yalnızca zamanı değil, dikkati de tüketir.
Zamanla dikkatimi çeken bir durum oldu. Her malzeme kontrolünde bazı öğrencilerin eksikleri hep aynıydı. Aylar........