Felaket Zamanlarında Zihnin İmtihanı

Tarih en çok felaket anlarında konuşur. İmparatorluklar yıkılırken, şehirler düşerken, halklar yerinden edilirken değişim yalnızca cephe hatlarında yaşanmaz. Aynı anda iktisat sarsılır, hukuk çöker, ahlak aşınır, dil sertleşir ve toplumsal hafıza parçalanır. Böylesi dönemlerde asıl belirleyici olan, yaşanan olayların kendisi kadar, insanların bu olaylar karşısında nerede durduğudur.

Çünkü kriz anları, yalnızca güç dengelerini değil, karakterleri de açığa çıkarır. Kimin hakikatin yanında durduğu, kimin çıkarını öncelediği, kimin sessizliğe sığındığı ya da kimin gürültüyle gerçeği bastırdığı bu zamanlarda netleşir. Söylenen söz kadar, susulan yer de anlam kazanır. Her cümle, her suskunluk tarihin kaydına bir iz bırakır.

Böyle dönemlerde en çok sesi çıkanlar çoğu zaman muhterisler ve çıkar hesapları yapanlardır. Gürültü, hakikatin önüne geçer; tartışmalar derinlikten uzaklaşıp kimlik, mezhep ve tarih üzerinden keskinleşir. Düşmanla mücadele edilmesi gereken yerde, iç ayrışmalar büyütülür. Oysa bu, felaketin yükünü hafifletmek yerine daha da ağırlaştırır.

Buna karşılık, güçlü ve sahici karakterler kendilerini başka türlü gösterir. Onlar, kargaşanın ortasında birlik fikrini ayakta tutanlardır. Gösterişten uzak, samimi ve ahlaklı duruşlarıyla “vahdet çadırının” direklerini sağlamlaştırırlar. Sesleri belki daha az çıkar, ama etkileri daha derindir. Çünkü onlar, günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye odaklanırlar.

Olağanüstü zamanlar bir elektir. İyi ile kötüyü, samimi ile sahteyi, derinlik ile yüzeyselliği ayırır. Geriye kalan ise yalnızca sonuçlar değil; aynı zamanda insanların bu süreçte sergilediği duruşlardır. Ve belki de tarih, en çok bu duruşları hatırlar.

Kerbelâ güncelleniyor aslında, farkediyor musunuz? 

Ali Laricani, şehadetinden önceki  gecede can alıcı soruyu soruyor? 

KİMİN TARAFINDASIN  ?!. 

Zalimle Mazlum'un savaşında tarafsızlık da zalime destek değil midir? 

Ya Haçlı, katil siyonistin ekmeğine yağ süren ülkemizdeki  aşağılık karanlıklar? 

Siz Kimin tarafındasınız?!

Ne mutlu tarihin doğru tarafında durabilenlere. Ehli kuran'ın, kardeşlerinin yanında olabilenlere.

Allah kimseyi; mezhep, ırk, bölge takıntılarıyla dünyanın en aşağılık çocuk katillerinin, çocuk tecavüzcülerinin, Petrol-dogalgaz hırsızlarının, haçlı-siyonist ittifakının safına hizmet eden tarafta eylemesin.

İRAN BÜYÜK OYUNU BOZUYOR !

-Afganistan’ın başına gelenler,-Irak’ın düşürüldüğü durum,-Libya’da oynanan çirkin oyun,-Mısır'ın yaşadığı utanç dolu iktidar değişimi, -Suriye’nin yaşadığı kirli senaryo,-Lübnan'ın geldiği nokta...

Sözde “özgürlük” ve “demokrasi” gerekçesiyle bu ülkeler dağıtıldı. Yaklaşık 2 milyon insan öldü. Milyonlarca insan ülkelerini terk etti, milyonlarcası yaralandı, sakat kaldı, kentler yerle bir oldu.

-Şimdi de İran’a “özgürlük” ve “demokrasi” getirecekler. Bu kez ABD ölümcül bir darbeyle yeni bir devlet planlanıyor. Ancak bir türlü ABD ve Israil'e kul olacak, petrolü onlara peşkeş çekecek bir örgüt, kitle bulunamadı. 

Şimdi kaldı İran ve Türkiye. ABD Ankara büyükelçisi de saklamıyor niyetini.Yani hedef sadece İran değil. İsrail’in istediği Kürt devletleri.. Sonrasında plana göre Türkiye, Amerikan /siyonist demokrasisiyle tanıştırılacaktı. 

İran şimdi bu oyunu bozuyor. Yemen'i diz çöktüremeyen küfür ve nifak koalisyonu İran'da büyük hayal kırıklığı yaşıyor.

Türkiye, İran, Mısır bir araya gelebilse, körfez yönetimleri ABD'ye degil Allah'a ve vahdete inansa  bölgede bu rezil emperyalist katillerden eser kalmayacak.

Şimdi verilecek kararlar tarihin akışını değiştirebilir. Tek başına İran ; Amerika'nın,  israil'in suratını dağıttı elhamdülillah.


© İslami Analiz