menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş var diye oy var mı? O kadar da değil

10 0
02.04.2026

AK Parti’de bir toparlanma var.CHP’de ise bir duraklama… hatta gerileme.

Bunu inkâr etmek, tabloyu görmemektir.

Savaş ortamlarında seçmen refleksi değişir.Millet, “istikrar” der.Millet, “devlet aklı” der.Ve yönünü iktidara çevirir.

Bu sadece Türkiye’ye özgü değil.Dünyanın her yerinde böyledir.

Buradan şöyle bir sonuç çıkarmak büyük hata olur:

“Demek ki iktidar her şartta kazanır.”

Asıl sorulması gereken soru şu:

CHP neden böyle bir savaş ortamında bile güven odağı olamıyor?

Bakın…Bu çok kritik. Çünkü normal şartlarda muhalefetin böyle dönemlerde“Ben de buradayım” demesi gerekir.

Çünkü tutarlılık sorunu var.Çünkü dil sorunu var.Çünkü güven sorunu var.

Ama… Şunu da hemen söyleyeyim iktidar tarafında da pembe bir tablo yok.

Ekonomik pahalılık can yakıyor.Market rafları cep yakıyor.Sağlıklı gıdaya erişim giderek zorlaşıyor.

Vatandaş şunu diyor:“Tamam, devlet güçlü olsun… ama ben de geçinebileyim.”

İşte kilit nokta tam burası.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti kriz yönetiminde hâlâ güçlü görünebilir.

Ama mutfak…Her şeyi belirler. Mutfak düzelmezse…Hiçbir siyasi söylem tek başına yetmez.

Evet…Savaş ortamı iktidarı yukarı çeker. Ama ekonomi aşağı çekerse…O yükseliş kalıcı olmaz.

İRAN KARIŞACAKTI, AMERİKA KARIŞTI

Hadi en baştan söyleyeyim:Bu iş öyle anlatıldığı gibi değil.

Hani ne diyorlardı?“İran karışacak.”“İran’da sokaklar yanacak.”“Rejim çökecek.”

Her zaman olduğu gibi güçlü lider ve ekibi bölgeyi kontrol altına aldı.

İrade, akıl ve devlet refleksi devrede.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı.Dış İşleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın diplomatik satranç ustalığı.MİT Müsteşarı Sayın İbrahim Kalın’ın stratejik feraseti.

Hakan Fidan’ın uzun konuşmanın içinde, sakin sakin kurduğu cümle “Krizin uzaması halinde İran karşıtı geniş bir koalisyon kaçınılmaz.”

Bu cümle…“Bu işi büyütmeyin” demektir.

Bu cümle…“Bölge yangına dönüşür” demektir.

Ve Türkiye ne yapıyor?Tam da bunu engellemeye çalışıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan devrede.Sayın Hakan Fidan sahada.Sayın İbrahim Kalın masada.

Diplomasi işliyor.Sinirler kontrol altında tutuluyor.

Dün Amerika Birleşik Devletleri sokaklarında binlerce insan vardı.

“Vietnam’da yalan söylediniz.”“Irak’ta yalan söylediniz.”“Şimdi de İran’da söylüyorsunuz.”

Bu sıradan bir protesto değil.

Bu…“Artık inanmıyoruz” isyanı.

Kendi halkını ikna edemeyen bir ülke…Dünyayı nasıl ikna edecek?

Kendi sokağını tutamayan bir güç…Bölgeyi nasıl dizayn edecek?

İsrail hesap yaptı, senaryo yazdı.

“Bölge karışır” dedi. Ama bölge temkinli.İran sokakları karışacaktı.Amerikan sokakları karıştı.

Ve bazen…Bütün hikâye işte bu tersine dönüşte gizlidir.

Ve bugün içimde sadece acı yok…öfke de var.

Bir çocuk…Küçücük bir çocuk…

Korkmuş.Korkutulmuş CHP Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede tarafından.

Hasbi Dede hakkında “Çocuğa karşı cinsel taciz” iddiası vardı.

Bu ülkede bir çocuk “benim başıma bu geldi” diyorsa…Dünya durmalı.

Hasbi Dede tutuklandı…Sonra serbest bırakıldı.

Ve o çocuğun davası yaklaşırken…

Şimdi buna “kaza” diyorsunuz.

24 Nisan’da dava var, çocuk konuşacaktı. Bu nasıl bir zamanlama?Bu nasıl bir tesadüf?

Bir çocuk…Hayatının en kritik anına günler kala…şüpheli bir şekilde ölüyorsa…

86 milyonun vicdanı ve haysiyeti susamaz.

Eğer içinizde ihmali olan varsa…Eğer bir koruma, bir görmezden gelme, bir susma hali varsa…

Bunun bedelini ödeyeceksiniz. Ödemek zorundasınız.

Bir çocuk daha yalnız kalır.

Bir çocuk için ayağa kalkmayan bir toplum…Hiçbir şey için ayağa kalkamaz. Hepimiz adına. Ve bu kez… Kimse susmasın.


© Internethaber