menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaybolan Sadece Gülistan Değil, Adaletin Kendisi

20 0
20.04.2026

Gülistan Doku yurttan çıktı.

Ve bir daha geri dönmedi.

Bir üniversite öğrencisi…

Ve yıllardır dinmeyen bir vicdan sızısının

Aradan geçen zaman, acıyı azaltmadı.

Çünkü bazı kayıplar sadece bir insanın kaybı değildir.

Bazı kayıplar, bir ülkenin hukuk karnesidir.

Bazı dosyalar, yalnızca savcılık raflarında değil, toplumun vicdanında da açık kalır.

Gülistan Doku dosyası işte tam da böyledir.

Bu dosyada yıllardır çok şey konuşuldu.

MOBESE kayıtları konuşuldu.

HTS verileri konuşuldu.

Baraj gölü konuşuldu.

Ama bir tek hakikat tam anlamıyla konuşamadı.

Çünkü hakikat, bazen deliller kadar cesaret de ister.

Ve bu dosyada Türkiye’nin canını yakan soru tam da burada başlıyor:

Bu kadar veri, bu kadar şüphe, bu kadar çelişki varken neden hâlâ kesin sonuca ulaşılamadı?

Bir genç kadın kayboluyor.

Son sinyalin alındığı bölge belli.

Teknoloji devreye sokuluyor.

Ama sonuç hâlâ karanlık.

Benim başıma gelse ne olur?

Evladım kaybolsa ne olur?

Bir kız çocuğu ortadan kaybolsa, devlet bu işin sonuna kadar gider mi?

Yoksa dosya bir süre sonra yorgunluğa mı bırakılır?

Sosyoloji bize şunu öğretir:

Bir toplumun adalet duygusu, en çok da kayıplar karşısında test edilir.

Bulunamayan her hakikat, yalnızca bir aileyi değil, bütün toplumu yaralar.

Cevapsız kalan her soru, kurumsal güveni........

© Internethaber