Enerji Savaşları: Mahkeme Salonu Washington

Enerji Savaşları: Mahkeme Salonu Washington

Venezuela, dünya üzerinde kanıtlanmış en büyük petrol rezervlerine sahip.
Yaklaşık 303,8 milyar varillik rezervden söz ediyoruz.
Bu, sadece bir enerji verisi değildir.
Bu rakam, aynı zamanda iktidarın, paranın ve küresel tahakkümün matematiğidir.

Petrol, bazı ülkeler için nimet değil, lanettir.
Venezuela bu laneti en ağır yaşayan ülkelerden biri.

Zengin maden yatakları, petrol sahaları ve jeostratejik konumu;
Venezuela’yı doğal olarak küresel güç rekabetinin merkezine çekti.
Ama mesele hiçbir zaman “demokrasi” olmadı.
Mesele, kimin musluğu tutacağıydı.

Nicolás Maduro üzerinden yürütülen süreç de tam olarak budur.
Maduro şahsında hedef alınan şey bir lider değil,
enerji üzerinde kurulan yeni dünya düzenine direnme cüretidir.

Çünkü Venezuela sadece petrol satmıyor.
Aynı zamanda petrolü kime sattığını da seçiyor.
Ve bu tercih, giderek artan biçimde Çin lehine şekilleniyor.

Maduro’ya yöneltilen suç isnatları, ABD mahkemelerinde açılan davalar,
uluslararası kamuoyuna servis edilen “uyuşturucu”, “yolsuzluk”, “otoriterlik” dosyaları…

Hepsi aynı cümlede birleşiyor:
“Yeni para patronu kim olacak?”

Bugün enerji, sadece varil üzerinden değil;
para birimleri, ödeme sistemleri ve finansal hegemonya üzerinden okunuyor.
Petrolü dolar dışında bir eksende konuşmaya başladığınız an,
demokrasi siciliniz aniden bozuluyor.

Maduro’nun yargılanması bu yüzden.
Çin’e verilen gözdağı bu yüzden.
Latin Amerika’ya çizilen sınırlar bu yüzden.

Ve işte tam burada adalet kavramı sahneye çıkıyor.
Ama adalet, herkes için aynı kefede........

© Internethaber