Yüz elli yıllık silah! İdareye yazdık…
Bismillahirrahmanirrahim
Aslında eğlenceli bir yazı yazacaktım ama güzelim ülkemin hali malum.
Çocuklarımız öldürüldü.
Yıllardır söyleye söyleye dilimizde tüy bitti.
Kırk tane yazı yazdık.
Sahada talebeyi bizzat gözlemliyorum.
Ailede erkeğin yok oluşunu, otorite olmaktan düşürüldüğünü, işe yaramaz bir bankamatik haline getirildiğini yaşayarak görüyorum.
Şımarıklığın adının depresyon konduğu, terapistlerin para sayma makinesi ile dolaştığı döneme denk geldik.
Sinemamız sinema değil. Edebiyatımız edebiyat değil. Televizyonumuz televizyon değil.
Bana bir tane namuslu aile babasının başarısını anlatan senaryo gösterebilir misiniz?
Ev kadınını, fedakâr anneyi yücelten bir tane kurmacamız var mı?
Bana işini hakkıyla yapan, para kaybetmek pahasına dürüstlükten ayrılmayan bir kalıpçının, demircinin, duvarcının vs hikayesini anlatan, bu dürüst adamları “enayi(!)” olarak göstermeyen televizyondan, tiyatrodan, sinemadan bir şey gösterin.
Bu çocuklar kimi örnek alacak arkadaş?
Memleketin en popüler adamı kumarhane işletmecisi Çakır adında bir dizi karakteri. Diyorlar ki bazı topçular “iddaa” oynamış… Aman ne şaşırdık ne şaşırdık. Şoklar içindeyiz.
Bin yıllık devlet aklıymış.
Hay yesinler sizin devlet aklınızı!
Çobanlığı işe yaramaz bir meslek olarak tarif et!
Kırmızı et neden pahalı acaba diye otur düdük makarnası gibi düşün!
Daya makarna ile tavuk etini ahaliye, sabah programlarında aldatma hikayelerini milletin sok gözüne gözüne ondan sonra bunlar niye obez? Neden anlama kıtlığı çekiyor?
Dünyada üç beş yer görmüşlüğüm var.
Bu kadar gariban millet görmedim ben!
Bu kadar merhametli bu kadar kadirşinas bu kadar fedakâr millet de görmedim.
Orta Asyalı (Türkistan) sanat adamları bizimkilerden bin kat daha namuslu!
Kendi toplumlarında gözlemledikleri sıkıntılara hem çözüm üreten hem........
