menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran Türk Edebiyatının İzinde / Pehlevîler Döneminde İran Türk Edebiyatı

7 0
19.06.2026

Bir önceki yazımızda 1906 Meşrutiyet İnkılâbı’ndan Şeyh Muhammed Hiyabanî hareketine kadar uzanan dönemde İran Türk edebiyatının hürriyet, matbuat, millî uyanış ve mücadele fikriyle nasıl iç içe geçtiğini ele almıştık. Meşrutiyet’ten Hiyabanî’ye uzanan bu dönem, İran Türkleri için büyük umutların, büyük fedakârlıkların ve aynı zamanda acı kırılmaların yaşandığı bir devirdi. Tebriz merkezli uyanış, Türk dilinin ve edebiyatının meydanlarda, gazetelerde, şiirlerde ve fikir yazılarında yeniden güçlü bir ses kazanmasını sağlamıştı.

Fakat 1920’de Şeyh Muhammed Hiyabanî’nin öldürülmesi ve Azadistan hareketinin bastırılmasıyla İran Türkleri için yeni ve çok daha ağır bir dönem başladı. Bu dönem, siyasi bakımdan olduğu kadar dil, kültür, eğitim ve edebiyat bakımından da derin yaralar açacak olan Pehlevîler dönemiydi.

20. yüzyılın ilk çeyreğinde İran’da yaşanan siyasi gelişmeler, Kaçar Türk Hanedanı’nın tasfiyesi ve Rıza Han’ın yükselişiyle yeni bir istikamete girdi. 21 Şubat 1921’de gerçekleşen darbe, İran’ın siyasi yapısını kökten değiştiren hadiselerden biri oldu. Rıza Han, kısa süre içinde askerî ve siyasi gücü elinde topladı; önce harbiye nazırlığına, ardından başbakanlığa getirildi. Nihayet Kaçar hâkimiyetine son verilerek “Rıza Şah Pehlevî” unvanıyla tahta çıkarıldı.

Bu değişim, İran Türkleri açısından bir hanedan değişikliğinden ibaret değildi. Kaçar Türk Hanedanı’nın yönetimden uzaklaştırılmasıyla birlikte İran’da merkezî, baskıcı ve Fars kimliğini esas alan yeni bir devlet anlayışı güç kazandı. Bu anlayış, İran’daki Türk topluluklarının dilini, kültürünü ve tarihî varlığını ciddi biçimde hedef aldı. Türkçe eğitim, Türkçe yayın, yerel kültürel hayat ve millî hafızayı besleyen birçok unsur ağır baskılarla karşı karşıya kaldı.

İran Türk edebiyatının bekası bakımından Pehlevîler dönemi, en sıkıntılı ve karanlık dönemlerden biri olarak hatırlanmalıdır. Çünkü bu dönemde Türk dili, edebî bir ifade vasıtası olmanın yanında bir kimlik unsuru olarak da baskı altına alındı. Türkçenin eğitimden, resmî hayattan ve matbuattan uzaklaştırılması, İran Türk edebiyatının doğal gelişimini büyük ölçüde sekteye uğrattı.

Ne var ki baskı arttıkça hafıza da derinleşti. Türkçe, resmî alanlardan dışlanmak istendikçe halkın evinde, sazında, sözünde, ağıtlarında, destanlarında ve gizli edebî damarlarında yaşamaya devam etti. Pehlevîler döneminde İran Türk edebiyatı, önceki dönemlerde olduğu gibi açık meydanların ve gazetelerin güçlü sesi olamasa da, susmayan bir millet hafızasının dili olarak varlığını korudu.

Bu yazımızda Pehlevîler döneminde İran Türk edebiyatının karşılaştığı baskıları, Türkçenin maruz kaldığı yasakları, edebî hayatın nasıl daraltıldığını ve bütün bu olumsuzluklara rağmen İran Türklerinin dilini, sözünü ve kültürel varlığını nasıl yaşattığını ana hatlarıyla ele almaya çalışacağız. Çünkü bu dönemi anlamadan, İran Türk edebiyatının sonraki yıllarda gösterdiği direnci, ana dil mücadelesini ve yeniden uyanış hamlelerini hakkıyla değerlendirmek mümkün değildir.

Şah Rıza Pehlevî Dönemi: 1920-1941 Türk Dilinin Yasaklandığı Yıllar

Rıza Şah Pehlevî dönemi, İran Türkleri için dil, kimlik ve edebiyat bakımından ağır baskıların yaşandığı bir dönem olmuştur. Yeni yönetim, İran’da merkezî ve tekçi bir devlet anlayışı kurmaya çalışırken, Farsçayı devletin temel kimlik dili hâline getirmiştir. Bu anlayışın doğal sonucu olarak Türkçe, resmî alandan, eğitimden, basından ve kültürel hayattan uzaklaştırılmak istenmiştir.

Okullarda Türkçe eğitim görmek, camilerde Türkçe vaaz etmek, Türkçe mersiye okumak, Türkçe yayın yapmak ve ana dilde kültürel faaliyet yürütmek büyük ölçüde engellenmiştir. Bu yasaklar, İran Türklerinin günlük hayatını ve edebî üretimini doğrudan etkilemiştir. Çünkü dilin okuldan ve matbuattan uzaklaştırılması, edebiyatın okurla buluşma imkânını da daraltmıştır.

Böylece 1906-1920 arasında meydanlarda, gazetelerde ve fikir yazılarında yükselen Türk sözü,........

© Internethaber