Kemiği Yok Kırılmanın

Özlemek aradan çekiliyor gökyüzü kanayınca
Yıldızlar kırgın yatağına, gece güneşi yastığım
Sıcak su torbası yollar, ölümün soğuk yüzü ay,
Altın kanatlarıyla eylül, dilimde bitmeyen tüy

Henüz leb demeden kumrular tünedi pencereye
Yar saçından bir tutam merhem, gözüme sürme
Antikaydı şiir, kırılmıştı kelimelerin bel kemiği
Gelin güveydi, gümüşten kemerdi cilveli gülüşleri

Çok bulutlu, kırk yamalı yorgan gibi iyiliğim
İnanmadın, insan görmediğine imandır oysa
Aramızda lafı yok ödünç eyvallahın, amenna
........

© İnsaniyet