menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kibrit Çöpü

4 0
23.05.2026

Her vakanın kendi içinde bir hikâyesi vardır. O hikâyenin kahramanlarının da bir adı olmakla birlikte bir de sıfatı vardır. Yaşadığımız ya da şahit olduğumuz hikâyelerin her zaman müdahili olamayabiliyoruz. Olaylar örgüsü bizden bağımsız cereyan edebiliyor. Hikâye kahramanları da isimleriyle birlikte giriyor tabloya. Yani isim koyucusu da değiliz kahramanların. Bu tabloda en etkin olduğumuz konum, kahramanlara sıfat verirken kendini gösteriyor sanırım.

Şöyle bir düşünüyorum da kim kime hangi sıfatı -olumlu ya da olumsuz- ne sebeple yakıştırmakta. Misal: Abi, abla, kardeş, amca, dayı, teyze deriz birilerine. Bu sıfatları akrabamız olarak hayatımızda bulunmayan kişilere kullandığımız zaman maksadımız ne olur çoğu zaman? Abi ya da kardeş dediğimiz kişi kanımızdan, canımızdan biri midir? Amca dediğimiz baba, teyze dediğimiz anne yarısı mıdır?

Her sıfatın içi aynı şekilde mi dolar? Tabii ki hayır. Bazen bir yaşa, bazen bir ünsiyete, bazen de bir benzeyişe kullanılır bu sıfatlar. Toplum olarak da sıfatsız isim kullanmaya çok müsait değiliz diye düşünüyorum. İsimle hitap etmenin âdeta ayıp........

© İnsaniyet