Görmüşlüğümün Görmemişliği |
Seni görmüşlüğümün Görmemişliğidir hep Işıl ışıl parlayan kedi gözümle Kendinden başkasını görmeyen gecenin Kurum kurum kurulan saatlerine attığım pençe Kâh karaların kalbini güm güm attıran davul Kâh deryaları zil/zurna saz/lığa taşıyan bavul Kirpik kirpik çalımla Kara/denizde tulum çıkardığım kemençe
Seni görmüşlüğümün Görmemişliğidir hep Günebakan ayçiçeği gözlerimle Fildişi kulelere uzattığım pense Gece gündüzü çekirdeğinden çifte kavuruşum Kabuk bağlamış karamsarlık yeniğinden Güneşi çitleyip çerçeveleri savuruşum Bir bir çürüttüğüm ışık hızının tezleriyle Rüzgâr gibilere çektiğim elense
Seni görmüşlüğümün Görmemişliğidir hep Dudağımdaki tebessüme hasedinden Çatlayan tohum, patlayan gonca Yüzümde açan güllerin bodrum katına Katlanamayan katmer Yevme, yevmiye yevmiye saçılan Gözümdeki Bedir ışıltısından Emekli aylığını çekemeyen şems ve kamer
Seni görmüşlüğümün Görmemişliğidir hep Gözlerimi devirişimdeki Firavun’un hayallerini suya düşüren Şeytan’ı secdeye zorlayan kibir Tepeden bakışımın hava sahasında Artık kuş uçurtamaz hiçbir kara kabir Gayrı göz bebeğimdeki tanrı misafirim Artık gözlerimden daha kebir
Seni görmüşlüğümün Görmemişliğidir hep İçim içime........