Okumak
Hayatım boyunca “Oku” emrinin anlamına ve önemine şahit olduğum birçok yaşantı deneyimledim. Ne zaman Yaradan’ı, varlığı ve kendimi anlama ihtiyacı içerisinde olsam şiddetli bir şekilde okumaya ihtiyaç duyuyorum. Böyle bir ihtiyaçtan hareketle yaptığım okumalarda zaman zaman karşılaştığım zihnimde kıvılcım çaktıran öyle ifadeler oluyor ki düşünce dünyamda bazı aydınlanmaların başlamış olduğunu hissediyorum adeta. Yaşadığım bu deneyimlerin Hz. Peygamber’in en büyük mucizesinin Kur’an-ı Kerim olmasındaki hikmeti çok daha iyi kavramama yardımcı olduğunu söyleyebilirim.
Bazen bilgi almak, bazen daha iyi anlamak, bazense ruhuma iyi gelecek o ifadeye denk gelme umuduyla bağ kurduğum kitapların her zaman ayrı bir yeri oldu hayatımda. Kitaplara olan davranış hassasiyetimin ise onları anlama ve onlarla kurduğum bağın derinleşmesi oranında geliştiğini fark ettim. Lise yıllarımda felsefe dersine giren hocamız dersimizin birinde şöyle söylemişti: “Kitapların arasına kalemlerinizi koymayın ya da kaldığınız sayfayı katlamayın. Onların da ruhu var, incinirler…” O zamanlar bu sözü çok da anlamlandıramadığımı hatırlıyorum.
Yaşım biraz ilerleyince........
