Mi‘râciyye |
*Hz. Peygamber’in Miracı’nı anlatan şiirler ve bunların bestelenmiş hâli
İslâm edebiyatının en önemli konularından birini Hz. Peygamber’in hayatı ve ahlakı ile ilgili olarak kaleme alınan eserler meydana getirir. Yüzyıllar içinde çok farklı ülkelerde değişik dillerde yazılan bu eserlerin genel adı siyerdir. Söz konusu eserlerde onun hayatı ve ahlakı, bazen özet bazen da detaylı bir şekilde anlatılır. Bazen düz yazı bazen şiirle kaleme alınan bu eserler asırlar boyu din ve ahlak eğitiminin de ayrılmaz bir parçası olmuştur.
Şiir olarak yazılan eserlerin bir kısmı zaman içinde bestelenerek farklı bir boyut kazanmışlardır. Bu konunun en meşhur örnekleri Mevlid’lerdir. Siyer ve Mevlid kitaplarının bir bölümü de Mirac olayının anlatımına ayrılır. Hz. Peygamber’in hayatının vahiyden sonra en derin ve derûnî anlarını barındıran bu mucize, sanatkârları derinden etkilemiştir. Daha sonra bu bölüm ayrı bir kitap/risale olarak yazılmaya başlanmış ve edebiyat tarihinde mi‘râciyye diye isimlenen müstakil bir kitap türü doğmuştur.
Türk edebiyat tarihinde mi‘râciyye yazma geleneği Şeyh-i Türkistan diye bilinen Ahmet Yesevî’nin yaklaşık bin yıllık mısraları ile başlatılabilir:
Hudavendim ata kıldı anga mi’râc
Rahmet bahri tolup taşıp urdı mevvâc
…
Hikmet kıldı mi’râc sözün kul Hace Ahmed
Şükür Allah Mustafaga kıldı ferzend
Ahmed Yesevî’nin yanında tasavvufî terbiyesini tamamlayan Süleyman Ata’nın da 120 beyitlik Mi‘râcnâme’si olduğu bilinmektedir.
Anadolu sahasında kurulan ve gelişen Türk tasavvuf edebiyatının en büyük temsilcisi Yunus Emre aynı konuya devam eder:
Muhammed’e bir gece Çalab’dan geldi Burak
Cebrrail eydür hâcem mi’râca kıgurdi Hak
Osmanlı şairlerinin bir kısmı müstakil mi’râciyye’nin yazarken bir kısmı da na’t, kaside gibi Hz. Peygamberle ilgili şiirlerinde Mirac konusuna temas etmiştir. Anadolu ve Balkanlarda özellikle Mirac kandillerinde tekkelerde besteli olarak okunan mi‘râciyye’nin yazarı ve bestekârı ise 1729 tarihinde vefat eden Nâyî Osman Dede’dir. Galata Mevlevîhânesi’nde gönül eğitimini tamamlayan ve bu dergâhta postnişin olarak hizmet veren Dede’nin kaleme aldığı yüz altı beyitlik eserin ilk ve son mısraları şöyledir:
Evvel Allah adını yâd........