menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuantum Çağında Eleştirel Maneviyata Evrilen İnanç Sistemi Olarak Din ve Onun Devrimci Din Bilimi

19 0
11.04.2026

Din günümüzde artık naiv bir kavram olmaktan çıktı. Din artık alimlerin kendi entelektüel amaçları için yaratılmış olan dolayısıyla kendilerine özgün olarak sistematize edilen bir terimdir.

Bu açıdan ikinci dereceden bir cins isim olarak, bir disipline ait ufuk olarak ikame edilip ona göre çerçevesi çizilen ve dil biliminde dil kadar önemli, antropolojide kültür kadar anahtar kavrama dönüşen vazgeçilmez ve olmazsa olmaz bir kavramdır.

Çağdaş Din bilimi ise artık dine ait bu boyutlar olmadan sistematize ve disipline olamaz.

Zihinsel olgunluğun zirvesinde iken eserlerini ortaya çıkarmaya başlayan Kant, Aydınlanma Dönemi’nde Kopernik Dönüşüm adını vereceğimiz bir isimlendirmeyle insan tecrübesinde dünyayı algılamamızın zaman ve mekân gibi a priori kategorilerle nasıl önceden şartlandırıldığını bize göstermişti.

Kant’ın eleştirel analizleri, gerçeklik hakkındaki beşerî tecrübelerimizin teşekkül ettirilmiş doğasına yönelip (Aydınlanma) sadece aklın a priori ve çatı verici kategorileri ile (modern) değil aynı zamanda çoğaltımları organize edip sentezleyen zihnin araçsallığını da önemsemekte (kognitif) böylece din olgusunu aynı zamanda duyu organlarımızın eleştirel araçları yoluyla bize sunmakta (eleştirel çağ) idi.

Din fenomeninin bu üç boyutlu gelişmeci süreçte antikitede gerçekleştirilmiş dinin olgusal açıdan cins, ırk, sınıf ve madde oluşuna sonuçta sosyal- teşekkül edici ve hakimiyet kurucu bir beşerî paradigmaya dönüşmesi kaçınılmaz oldu.

Din Bilimlerinde en büyük devrim kendi Kopernik dönüşümü diyebileceğimiz şekilde 1990’larda yaşandı; Tıpkı Kant’ın fenomenler alemi algısında yaptığı gibi din bilimi de çok boyutlu hibrit bir disiplin olarak din olgusunu statik bir fenomen olarak görmedi aksine dinin kültürel faraziyelerle (İslam için sahih sünnet ve yorumlamaları) güçlü çatılar kurduğunu izhar etti.

2000’li yıllarda bu anlayışlar, eleştirel açıdan yeni ve üçüncü dalgalar denilen çağdaş dini yaklaşımlara (üçüncü dalga feminizm, postmodern din bilimi, post yapısalcı felsefeler, postkolonyalizm ve queer teorilere) götürdü.

Fizikçi Niels Bohr’un öncülüğünde başlayan Kopenhagcı Quantum mekaniği yorumlarıyla birlikte başlayan yeni çağda ise yeni eleştirel teoriler, bir insanın bulacağı önemli bir kararı nasıl ölçe bileceğini takdir edebilen ve büyük bir değişimle objektif realite anlayışından elektronların gerçekliğini inkâr etmeyen bir bakışa evrilen perspektifleri........

© İnsaniyet