Her şeyden önce görevlerine yeni başlayan tüm eğitimcilere hayırlı başarılar dilerim.

Başlamak önemli, iyi ve doğru başlamak ise çok daha önemlidir. Yanlış iliklenen ilk düğmenin sonucunun hep yanlışlıklar silsilesi olacağını bilen bizlerin, elbette göreve başlarken bazı hususları göz önünde bulundurması gerekmektedir.

Yılların tecrübesine, gözlemlerimize ve okuduklarımıza dayanarak düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

1. Heyecan Duy Ama Heyecanlanma

Bu eğitim hizmetinden bir ömür boyu heyecan duymanız, işinizi zevkle yapmanız, durumu benimsemeniz gerekmektedir. Eğer aşk-sevgi-heyecan yoksa dünyanın en iyi mesleğini de yapsanız sonunu getiremezsiniz, gerçek anlamda verimli olamazsınız. Bunun için bu aşkı içinizde hep duyacak ama sizi şaşkına çevirecek, yanlışlıklar yaptıracak, elinizi ayağınızı birbirine dolayacak heyecan tufanından ise uzak durmalısınız.

2. Sınıfta Stres Yapma

Sınıfa girmeden önce size ilk günler çok sert olmanızı, özellikle bazı sınıflar çok problemli olduğu için, hiç toleranslı olmamanız gerektiğini hatırlatanlar olabilir. Ama şu temel ilkeniz olmalı:

Hiçbir sınıfa önyargıyla girmeyin!

Önyargıyla girmeniz, sizin farklı bir kişiliğe bürünmenizi ve ardından hoşlanmayacağınız yanlışlıklar sergilemenizi doğurabilir. Oysa rahat olun. Tedbirli, vakur ve emin olun. Nice arkadaşlar biliyoruz ki ilk derslerinde ‘sınıfa hakimiyet kuralım’ diye çok farklı bir kişilik sergilerken sonra çok mahcup olmuş, hatta ağlayarak dışarı çıkmıştır.

3. Öğrenciye Dostça Yaklaş

Öğrenci-öğretmen ilişkilerinde kimi zaman sıkıntılar yaşanmaktadır.

Her alanda ve her ilişkide olduğu gibi bunda da asıl olan dengeli bir diyalogtur. Öğrencilere sınırsız yakınlık, yakıcı sıcaklık getirir. Böyle bir davranış öğretmen otoritesini dağıtır, bozar. Öğretmenin ciddiyetini giderir. Öyle arkadaşlar var ki bu ölçüyü tutturamadığından öğrenciler sınıfta olsun dışarıda olsun öylesine laubali, hatta öylesi edep dışı davranışlar sergilemektedir ki öğretmen bundan çok rahatsız olmaktadır. Düşünün, bir öğrenci öğretmeninin cebine elini uzatıyor, kalemini, cüzdanını alıyor, okul ortamında koluna girip sürüklüyorsa, orada öğretmenlik bitmiş demektir.

Bunun tersi davranış ise çok ulaşılmaz bir öğretmen olmaktır. Sınıfta bağırıp çağıran, şiddet uygulayan, suratı sirke satan, öğrencilerin bir soru sormaya bile cesaret edemedikleri, arkadaşları arasında öğrenciyi rencide eden eğitimciler, az da olsa çıkmaktadır. Bunlar da eğitim canavarıdırlar. Belki güzel şeyler anlatsalar, bilgili olsalar bile, bu yaklaşım sebebiyle öğrencilerin zihin ve ruh kapıları o bilgilere çoğu zaman kapalı olur.

4. Problemi Problem Yapma, Çöz

Genç arkadaşım!

Her şeyden önce konulara önceden hazırlıklı ol. Yani dersine iyi çalış. Bilsen bile konuları tekrar gözden geçirmekten kaçınma. İki derste anlatacak kadar bilgin olsun ama bunu bir derste sun. Çok ayrıntıya girme. Çok seviye üstü de olmasın anlatımın. Sınıf ortalamasını her zaman göz önünde bulundur. Zil çalınca muhakkak toparlan ve dersi bitir. Ben iyi anlatırım, öğrenciler dinliyorlar deme.

5. Öğretmenlerle Sıcak Diyalog Kur

Gittiğin okulda bazı öğretmenler sana ilk günden sıcak ilgi gösterecek, bazıları ise kuru bir merhabanın ötesine geçmeyecektir. Sen, olması gerekene bak. Bu sebeple veya branş, sendika yahut zihniyet farklılığı dolayısıyla kimseyi dışlama. Bunlar arasından bazı dostların çıkacaktır. Bunu kolla…

6. İdarecilerle Çatışma, Kimsenin Adamı da Olma

İdareciler okulda sorumlu olan kişilerdir. Onlarla çatışma değil iş birliği ve hizmet dayanışması içinde ol. Ama yalaka olarak değerlendirilebilecek hareketlerden, idarenin adamı nitelemesinden kendini koru. Okul adına yapılacak işlerde resmî bir talimat gelmeden yardımcı ol idarecilere. Bunu eğitim adına, Allah için yap…

7. Velilere İlgi Göster

Gittiğin bir iş yerinde, resmî dairede, esnafın, memurun sıcak bir tebessümünün seni nasıl rahatlattığını ve oraya bağladığını unutma. Okula gelen velilerle ilgilen. Öğrenci hakkında gerekli bilgiyi ver. Asla veliyi umutsuzluğa sevk edecek bir yaklaşım sergileme. Ama tozpembe de gösterme.

8. Kendini Yeterli Görme

Tipik bir meslek hastalığıdır bu. Kimi eğitimci arkadaşlar, okula geldiği ilk gün gibidir. Her sene anlattığı konu, çözümler, örnekler hep aynıdır. Oysa bu durum; öğretmeni yiyip bitiren bir virüs gibidir. Gazete, dergi, kitap ve mesleki yayınlardan kendini mahrum etme. Bilgisayar ve internetten gereğince faydalan.

9. Kılık Kıyafet ve Temizliğine Önem Ver

Herkes için gerekli olan bu durum bir öğretmen için çok daha dikkat çekicidir. Çünkü öğretmen hafta boyunca binlerce öğrencinin karşısına çıkar. Onlara güzel örnek olma, kendini dinletme ve görsel bir etki bırakma açısından bu titizlik gösterilmelidir.

Saç sakal bakımlı olmalı. Dekolte kıyafetten kaçınmalı. Resmî giyinmeyen öğretmenimiz, sivil giyineceğim diye pejmürde bir tarzdan da kaçınmalıdır.

Öyle öğretmenler var ki yıllar boyu giydiği tek takım elbisesi veya ceketi, öğrenciler mezun olup gittikten sonra bile alay ve espri konusu olmaktadır. Elbette öğretmen manken de değildir. Her gün ayrı bir elbise giymek de abestir ve zaten buna gerek de yoktur.

10. Tasarruf Yap Ama Cimri Olma

Yolun başında muhtemelen de bekâr olduğun için (evli olsan da fark etmez, borçlarını ödemen için) tasarruf yap. Aylık bir birikimin olsun. Ama bunu yaparken öğrencilere kitap-defter-kalem gibi hediyeler almayı da unutma. Bazen ceplerine harçlık da bırak. Öğretmen arkadaşlarına ikram edeceğin bir çayın hesabını yapma.

Şimdilik bunları hatırlatmış olalım. İkinci on madde sonra gelsin.

Rabbim yardımcın olsun…

The post 10 Maddede Genç Öğretmenlere Hatırlatmalar first appeared on İnsaniyet.
QOSHE - 10 Maddede Genç Öğretmenlere Hatırlatmalar - Mehmet Nezir Gül
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

10 Maddede Genç Öğretmenlere Hatırlatmalar

9 0
15.09.2023

Her şeyden önce görevlerine yeni başlayan tüm eğitimcilere hayırlı başarılar dilerim.

Başlamak önemli, iyi ve doğru başlamak ise çok daha önemlidir. Yanlış iliklenen ilk düğmenin sonucunun hep yanlışlıklar silsilesi olacağını bilen bizlerin, elbette göreve başlarken bazı hususları göz önünde bulundurması gerekmektedir.

Yılların tecrübesine, gözlemlerimize ve okuduklarımıza dayanarak düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

1. Heyecan Duy Ama Heyecanlanma

Bu eğitim hizmetinden bir ömür boyu heyecan duymanız, işinizi zevkle yapmanız, durumu benimsemeniz gerekmektedir. Eğer aşk-sevgi-heyecan yoksa dünyanın en iyi mesleğini de yapsanız sonunu getiremezsiniz, gerçek anlamda verimli olamazsınız. Bunun için bu aşkı içinizde hep duyacak ama sizi şaşkına çevirecek, yanlışlıklar yaptıracak, elinizi ayağınızı birbirine dolayacak heyecan tufanından ise uzak durmalısınız.

2. Sınıfta Stres Yapma

Sınıfa girmeden önce size ilk günler çok sert olmanızı, özellikle bazı sınıflar çok problemli olduğu için, hiç toleranslı olmamanız gerektiğini hatırlatanlar olabilir. Ama şu temel ilkeniz olmalı:

Hiçbir sınıfa önyargıyla girmeyin!

Önyargıyla girmeniz, sizin farklı bir kişiliğe bürünmenizi ve ardından hoşlanmayacağınız yanlışlıklar sergilemenizi doğurabilir. Oysa rahat olun. Tedbirli, vakur ve emin olun. Nice arkadaşlar biliyoruz ki ilk derslerinde ‘sınıfa hakimiyet kuralım’ diye çok farklı bir kişilik sergilerken sonra çok mahcup olmuş, hatta ağlayarak dışarı çıkmıştır.

3. Öğrenciye Dostça Yaklaş

Öğrenci-öğretmen ilişkilerinde kimi zaman sıkıntılar yaşanmaktadır.

Her alanda ve her ilişkide olduğu gibi bunda da asıl olan dengeli bir diyalogtur. Öğrencilere sınırsız yakınlık, yakıcı sıcaklık getirir. Böyle bir davranış öğretmen otoritesini dağıtır, bozar. Öğretmenin ciddiyetini giderir. Öyle arkadaşlar var ki bu ölçüyü tutturamadığından öğrenciler........

© İnsaniyet


Get it on Google Play