Ay Vakti Dergisi 219 (Kasım-Aralık 2025) Hakkındadır

Bizim mahallede esnaf bir bey amca yaşar. Her sabah aynı saatte gazete satan bakkala gider ve her gün aynı gazeteyi satın alır. Anlattığına göre gençliğinden beri böyle yaparmış. Oğluyla beraber toptancılık yapar.

Geçenlerde oğlu, “Baba, sana bir tablet alayım. Böyle karda kışta gazete almaya gitmeye uğraşma! Tabletten okursun.” mealinde öneride bulunmuş. Baba demiş ki oğluna: Kâğıda dokunmak ağaca dokunmak gibi geliyor bana. Ben, plastik kutudan gazete okuyamam.”

Düşünce, Kültür ve Edebiyat Dergisi Ay Vakti, 26 yıldır iki aylık periyotlarla yayınına devam ediyor. Dergi ofisi Üsküdar’da. Ayrıca yazarlarının kitaplarını da Ay Vakti Kitap adıyla yayınlıyor.

Ay Vakti imzalı giriş yazısı İznik, Siyaset ve Aile başlığıyla aktüaliteyi yorumluyor. 500.000 konut projesindeki metrekare boyutları için “Mimari böyle mi olmalı? Bir tezat yok mu?” sorusunu soruyor. “2025 aile yılı…” alt başlığını okurken benim de zihnimde bilge mimar Turgut Cansever çağrıştı.

Naz, Aforizmalar’da Alman yazar Erich Kastner’in çocuk romanı Uçan Sınıf kitabına değiniyor. Kastner’in, kitapları, Naziler tarafından pasifist bir yazar diye nitelenmesi üzerine yakılması üzerine bu durum, yazarın kitaplarına tarihî bir değer katar. Diğer değiniler/izlenimler İtalyan yazar Dino Buzzati’nin öykü kitabı Yedi Ulak ve Belçikalı yazar Amelie Nothomb’un Katilin Devası adlı eserleri üzerine.

Bu sayıda Nurşah Karaca’nın Mutsuz musun Fitnat?, Ayşe Şener’in Yersiz ve Zamansız, Seher Özden Bozkurt’un Ezan Çiçeği, Züleyha Kayaoğlu Eker’in Yaşayan Taşlar hikâyeleri okunabilir. Eker’in Seyyid Burhanettin Hazretlerinin haziresini ziyaretini eksen alan hikâyesi mimarî gözlem ve çağrışımlar barındırıyor.

“Gökyüzü laciverde döndüğünde türbedar odalarını geçip bahçeye çıkıyorum. Atılmış yün gibi bulutlar, koyu gri renkte. Mevlevilerin mezar taşları ‘hüvel baki’ diyor. Evlerini şehrin orta yerine kurmuş olan nice kabir ehli,........

© İnsaniyet