We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yitiksöz 10 (Nisan-Mayıs 2022) Üzerine Sanat, Edebiyat ve Düşünce Dergisi

2 2 1
17.04.2022

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince yayımlanan iki aylık sanat-edebiyat-düşünce dergisi Yitiksöz, onuncu sayısıyla da göz dolduruyor.

Derginin Genel Yayın Yönetmeni Sayın Duran Boz, “Evet Umut” başlıklı yazısında insanın umut taşıdıkça varlığını koruyacağını ifade ediyor:

“Bir tarafta ağaçların ve kuşların şarkısıyla dolu baharın ayak sesleri, diğer yanda ateşle oynamaya devam eden insanın felaket eli. Bir yanda umut diğer yanda gözyaşı… Dünyanın devridaimi hep böyle değil mi? Başlangıcından bu yana dünya hayatı bir mücadele ve savaş alanı. Kâh umut ağır basar kâh umutsuzluk. Bazen beklemediğimiz zaferler kazanırız bazen beklemediğimiz yerlerden yara alırız. İmtihan. Kazanmak ve kaybetmek. Bu iki uç arasında gidip gelmek. Doğan her günün varoluşsal bir sır olduğunu bilenler için ne gam! Kendi menkıbemizi aşkla ve umutla aramaktan başka ne gelir elimizden? Yazmak dünyayı güzelleştirmeye yönelik bir dua ve bir ütopya değil de nedir?

Elimizin erdiğince, dilimizin döndüğünce Yitiksöz etrafında oluşan bu bilinci sıkılaştırmaya, çoğaltmaya ve yaymaya çabalıyoruz. Sesimize her sayıda yeni bir ses katılıyor. Böylece Yitiksöz Anadolu’nun mümbit bağrından ülkemizin kalbine seslenen çok sesli bir koro oluyor. Hem de sözün bütün itibarını yitirdiğine inanılan bir çağda. Hem de, dijital hegemonyanın insanlığı kılcallarına kadar kuşattığı bir zamanda. Yani bütün iletişim biçimlerinin dilsizlik ürettiği bir dünyada. Enformatik Cehalet’in insanı dilinden ve dünyasından kopardığı bir vasatta…

Israrlı bir şekilde sözde kalmaya, söze inanmaya devam ediyoruz. İnsanın sözle kurulacağına, sözle arınacağına inanıyoruz. Birbirimize vereceğimiz iyi haberlerle dünyanın çok daha iyi bir yer olacağını umuyoruz.

Umuyoruz çünkü insan umut eden tek canlıdır. Yitiksöz onuncu sayısıyla umut etmeye devam ediyor.”

Yitiksöz, umudunu koruyanların ocağıdır. Karamsarlık ve kötümserlik yoktur Yitiksöz’ün dünyasında. Pollyannacılık da yoktur onda. En olumsuz şartlar altında bile umudunu canlı tutar Yitiksöz’ün peşinde koşan Diriliş erleri. Olumsuzu olumluya, kötüyü iyiye çevirmenin derdindedir Yitiksöz erleri. Zaten Yitiksöz de bunun için vardır.

Arif Ay, Mehmet Narlı, Mehmet Solak, Suavi Kemal Yazgıç, Burhan Sakallı, İnci Okumuş, Mehmet Aycı, Adem Turan, Süleyman Karaca, Cahit Küçük, Yasin Mortaş, Abdulhamit Tokgöz, Mehmet Akif Şahin, Davut Güner, Metin Kaplan, Mehmet Mortaş, Nurettin Durman, Mustafa Gök, Sıddıka Zeynep Bozkuş ve Ekrem Elmas şiirleriyle katkıda bulunuyor Yitiksöz’e. Ekrem Elmas “Özlemin Kıyısında” adlı şiiriyle iç dünyasının kapılarını aralıyor bizlere:

Özlemin Kıyısında

Kervan geldi sen taşındın O tatlı gölden Yumuşacık toprağa Koku vermiş gölgen

Sular yıl yıl aktı Dönüştü rengim sana Bembeyaz merhametin gibi Allah demeyi senden öğrendim

Ne ulu canlar Ne dirilişler gömdüm toprağa İnancın meşalem Mevsimleri sığdırırken bir yaprağa

İsmail Kılınç, Yunus Emre Özsaray, Emel Karagedik, Selim Erdoğan, Gülçin Yağmur Akbulut ve Memduh Atalay öyküleriyle Yitiksöz’de kurmacanın kapısını aralıyorlar. Emel Karagedik “Zemheri” adlı öyküsünde çeşitli sebeplerle evlatlık verilen çocukların iç dünyasını anlatıyor:

“Zemheride kar yağacağına kan yağsın.” derdi büyükannem. Bu söz tam da beni anlatıyor. Zemherideyim çünkü ve üzerime yıllardır yağan kan. Ben, iki anneyle iki ayrı evde büyüdüm. Avlularını kısa duvarların böldüğü bütün akrabaların bir arada olduğu bir köyde. Kimsenin kapısı gündüz kapalı olmazdı, rahat rahat girilirdi her haneye. Halamın çocuğu olmayınca annemle babam evlatlık vermişler beni daha kırkım çıkmadan. Kırkın içinde verilince anne bebeğe bağlanmamış oluyordu onlara göre. Avlu duvarları görmeye engel değil diye de düşünmüşler beni verirken........

© İnsaniyet


Get it on Google Play