menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstanbullu Bir Mütevazı Şahsiyet: Ziya Osman Saba

7 25
29.01.2026

1910 yılının Mart ayında dünyaya gelen Ziya Osman Saba, 29 Ocak 1957’de Hakk’ın rahmetine kavuşur. Annesi Ayşe Tevhide Hanım, babası Yüzbaşı Osman Bey’dir. Çocukluğu Beşiktaş’ta annesinin ailesine ait bir yalıda ve kalabalık bir aile arasında geçer. Bu kalabalık ailede geçirdiği çocukluk dönemi onun şiirini ve hikâyelerini besler.

Sekiz yaşındayken annesinin kaybeden Ziya Osman, dokuz yaşında Galatasaray Lisesi’ne yatılı verilir. Mütareke yıllarında başladığı Galatasaray Lisesi’ni dönemin şartları gereği 1931 yılında bitirir. Bu okulda Cahit Sıtkı ile sınıf ve sıra arkadaşı olur. Liseden sonra hem gazetelerde çalışır hem de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okur. Fakülteyi bitirince de hemen askerlik vazifesini yerine getirir.

Ailesinin istememesine rağmen 1931’de amcasının kızıyla evlenen şair, bu evliliği on iki yıl kadar sürdürür, eşinin sinirsel rahatsızlığından dolayı 1943’te eşinden ayrılır. Bu arada işinden de ayrılır. 1944’te tekrar Emlak Bankası’nda çalışmaya başlayan Saba, burada mesai arkadaşı Rezzan Hanımla evlenir. Aynı yıl Ankara’ya tayin edilen Ziya Osman Saba 1945’te görevinden ayrılarak İstanbul’a döner.

1945-1950 yılları arasında MEB Basımevi’nde Tashih Bürosu Şefi olarak çalışan Saba, İstanbul’da eşiyle mutlu bir hayat sürdürür. Annesinin erken ölümü, ilk eşinin sinir rahatsızlıkları ve yaşadığı diğer sıkıntılar dolayısıyla 1950’de kalp krizi geçirir ve işinden ayrılır. 1957’ye kadar evinden çıkmadan Varlık Yayınevi’ne editörlük, musahhihlik vb. işler yaparak geçimini sürdürür. 29 Ocak 1957’de kalp krizi geçiren Saba, 31 Ocak günü Şişli Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Eyüpsultan Mezarlığına defnedilir. İkinci eşinden iki oğlu dünyaya gelir.

Saba’nın bu hayat hikâyesi esasen bize hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösterir. Evet, hayatta hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir. Nice varlıklı ve rahat hayat sürdüğünü düşündüğümüz kişilerin bizim bilmediğimiz ne sıkıntıları vardır kim bilir. Yine nice yoksul ve sıkıntılı hayat sürdüğünü düşündüğümüz kişilerin de kendi dünyalarında kanaatle zenginleşmiş imrenilecek hayatları vardır kim bilir.

Saba’nın ilk şiiri Sönen Gözler, 1927 yılı Ocak ayında Servetifünun dergisinde yayımlanır. Şair şiirlerini daha sonra Varlık, Ağaç ve Yücel dergilerinde yayımlar. 1943 yılında ilk şiir kitabı Sebil ve Güvercinler okurla buluşur. Gençlik-lise dönemi şiirlerinden oluşan Yedi Meşale 1927’de, Geçen Zaman 1947’de, Nefes Almak ise 1957’de yayımlanır. Hikâye kitaplarından........

© İnsaniyet