Su mu, Ateş mi? |
Her kemal ve cemal sahibi kendi kemal ve cemalini görmek ve göstermek ister.
Allah Teâla bu sırra binaen insanın halife (Bakara, 2/309) sıfatıyla kendi kemal ve cemaline en geniş ayine olması hikmetiyle yarattı.
Onu meleklerden üstün kılan esmayı öğretti. (Bakara, 2/31)
Vahidiyet sırrında her insan ortak özellikler itibariyle birbirine benzerken; ehadiyet sırrı ile her bir insanı “çok özel/uniq” bir cevherle donattı.
Taa ki her bir insan kendine has kulluğu ile Allah’ın cemal ve kemalini yansıtsın.
“Benzemez kimse sana tavrına kurban olayım” cümlesinde o özgün tavrı yaratana aklını ve kalbini kullanan insan kurban olmaz mı?
Bu kadar üstün özellikle yaratılan cevher olan, değerini bizzat kendi olmasından alan insan için bu misyonunu yerine getirme gayret ve çabası içerisinde; günde 5 vakit Allah Teâla ile randevu oluşturulmuştur.
Bu 5 randevu içinde öncelikli iş temiz su ile temizlenerek, yani abdest alınarak huzura çıkmaktır.
Huzurda tekbir, rükû ve secdeden sonra tahiyatta “halife insan” bütün yaratılmışların gönülden yaptıkları ibadetleri, tahmid ve teşbihleri onlara vekâleten kendine asaleten Allah’a arz eder.
Peki, su ile temizlenmeyen, randevulardan gafil insanın durumu nedir?
Günde 5 vakit su ile bedenini namaz ile ruhunu temizlemeyenler kirlenirler.
Tekrar ve ısrarla bu gaflete devam edildiğinde beden ve ruhta kalıcı kirler oluşur.
“Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletti.” Mutaffifin, 83/14
Günahta ve gaflette ısrar suyun temizleyemeyeceği kirler oluşturur.
Su her kiri temizlemez; bazı kirler için ateş gerekir.
Mesela; kalay yapanlar körüklü ateşe başvurmadan kabı temizleyip, kalaylayamazlar.
Sert demiri körüklü ateşe vermeden şekillendiremezsiniz.
Bu anlamda temizlikte su kadar ateşte çok başvurulan bir........