Dine Meydan Okurken Kendine Kıyan İnsan

Özgüven patlaması yaşayan modern insan her şeye başkaldırmış ve her gördüğüne meydan okuma hevesine kapılmıştır. Bu meydan okumadan tabiat, kendi doğası, bilumum çevresi, kültürü ve tabi ki inandığı din ve sahip olduğu değerler de nasibini almıştır. 

Dine meydan okuma, modern zamanların modası veya kalkışmasıdır. Aslında dine meydan okurken insan, kendine meydan okuduğunun ve değerlerini kıyıma uğrattığının farkında değildir. Yok, ettiğini veya işlevsiz hale getirdiğini iddia ettiği dinin her bir esasının kendinden bir unsuru veya özelliği birlikte götürdüğünü görmekten acizdir, hatta acizliğini anlamaktan da acizdir. Tam bir katmerli körlük hali.

Bu yeni insan tipi, dini yok ederken kültürü yozlaştırdı, insanlığını kıyıma uğrattı, ahlakı ve toplumsal değerleri yok etti veya işlevsiz hale getirdi. Ama yok ettiğini sandığı din, kritik ve kriz zamanlarında birden tek tutamak halinde zihninde belirdi, gözüne göründü; uzandı ama alamadı, çünkü çok uzağında kalmıştı veya zihninde sanal bir tasavvura dönüşmüştü.

Kültürün, toplumsal ilişkilerin ve aile bağlarının din ile veya din sayesinde sağlam kaldığını, işlevselliğini sürdürdüğünü bir türlü algılayamadı modern zaman insanı. Sanal portreleri, yapay bedenleri, tuval haline getirilmiş vücutları gördü, onların peşine düştü ve onlar gibi olmayı arzuladı.

Benliğinden, biyolojisinden ve psikolojisinden vazgeçme noktasına evirildi, kendine yabancılaştı ve kendini bulamaz oldu. Kimi zaman........

© İnsaniyet